<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Levent Kıldır &#124; CHP Antalya Milletvekili Adayı &#187; Genel</title>
	<atom:link href="http://www.leventkildir.com/haber/v1/konular/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.leventkildir.com/haber/v1</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 09 Apr 2011 08:57:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Bir İlk Gerçekleşti Canlı Yayında Buluşma</title>
		<link>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-genclerle-bulustu/</link>
		<comments>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-genclerle-bulustu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Apr 2011 08:56:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.leventkildir.com/haber/v1/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, ”Çalışırsak yüzlerimiz 13 Haziran’da güler. Ben kendi adıma çalışıyorum. Günde en az 16 saat çalışıyorum” diyerek, partisine destek veren gençlerden ”günde sadece 10-15 dakika çalışmalarını” istedi. Kılıçdaroğlu, GenceArtı ”İstihdamda Fırsat Eşitliği Yaratma Projesi” kapsamında düzenlenen etkinlikle, &#8230; <a href="https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-genclerle-bulustu/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='dd_post_share'><div class='dd_buttons'><div class='dd_button'><div class='dd-fbshare-ajax-load dd-fbshare-69'></div><a class='DD_FBSHARE_AJAX_69' name='fb_share' type='box_count' share_url='https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-genclerle-bulustu/' href='http://www.facebook.com/sharer.php'></a></div></div><div style='clear:both'></div></div><p><a href="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/04/haber13.jpg" rel="lightbox[69]"><img class="alignleft size-medium wp-image-70" title="haber13" src="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/04/haber13-300x102.jpg" alt="" width="300" height="102" /></a>Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, <strong>”Çalışırsak  yüzlerimiz 13 Haziran’da güler. Ben kendi adıma çalışıyorum. Günde en  az 16 saat çalışıyorum” diyerek, partisine destek veren gençlerden  ”günde sadece 10-15 dakika çalışmalarını”</strong> istedi.<br />
<strong><span id="more-69"></span></strong></p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu, GenceArtı ”İstihdamda Fırsat Eşitliği Yaratma  Projesi” kapsamında düzenlenen etkinlikle, internet üzerinden gençlerle  buluşarak sorularını yanıtladı.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><a href="http://www.chp.org.tr/?page_id=126">Vidyolara Buradan Ulaşabilirsiniz..</a></strong></p>
<p><strong>CHP Genel Merkezinde MYK salonunda düzenlenen etkinlikte,  yaklaşık yarım saat süreyle internet üzerinden gençlerin sorularını  yanıtlayan Kılıçdaroğlu, gençlerin Türkiye için önemine değindi.</strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine 12 Haziran’da yapılacak genel  seçimlerin güvenli bir şekilde yapılabilmesi için tüm önlemleri  aldıklarını belirterek, ”Sizler ülkenin geleceğisiniz, beraber çaba  harcayacağız ve ülkeyi aydınlığa çıkaracağız” dedi.</p>
<p>”Lazca için ne gibi çalışmanız var?” sorusuna karşılık verirken  herkesin kendi anadilini öğrenmesini istediklerini belirten  Kılıçdaroğlu, Lazca’yı 1976 yılında yaptığı bir minibüs yolculuğu  sırasında ilk kez duyduğunu anımsattı.</p>
<p>Gençlerin sorunlarının Türkiye’nin sorunları ile aynı olduğuna  dikkati çeken Kılıçdaroğlu, gençlere yönelik önemli projeleri olduğunu  anlattı. Kılıçdaroğlu, kırsal kesimle bütünleşen projeleri olduğunu da  bildirdi.</p>
<p>Hükümetin yanlış tarım politikaları uyguladığını savunan  Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Yunanistan’dan pamuk ithal eder pozisyona  geldiğini söyledi.</p>
<p>Üreten bir Türkiye yaratmayı hedeflediklerini ifade eden  Kılıçdaroğlu, ”Eğer beraber çalışırsak, güçlerimizi birleştirirsek bu  ülkede çözülemeyecek sorun yoktur. Üretim ekonomisine geçeceğiz, üreten,  yarattığı katma değeri hakça bölüşen bir Türkiye yaratacağız. Bugünkü  iktidar istihdam yaratmayan büyüme kavramını Türkiye’ye getiren  iktidarlardan birisi. Onlar işsizlik yaratıyorlar, ama biz üreteceğiz,  ihracat yapacağız ve işsizliği önleyeceğiz” dedi.</p>
<p>Bütün organize sanayi bölgelerinde yatılı meslek liseleri kurma  projeleri olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, burada öğrenim görenlerin staj  imkanı bulacaklarını ve okudukları yerlerde istihdam edileceklerini  kaydetti.</p>
<p><strong>”RİZE’DEN MİLLETVEKİLİ ÇIKARACAĞIMIZA İNANIYORUM”</strong><br />
Kılıçdaroğlu, ”Rize’ye ne zaman geleceksiniz?” sorusu üzerine de seçim  çalışmaları kapsamında Rize’ye de gideceklerini ifade ederek, buradan da  milletvekili çıkaracaklarına inandığını bildirdi.</p>
<p>”Nükleer santral ve HES’lerle ilgili neden bir referandum talebiniz yok?” sorusunu CHP lideri, şöyle yanıtladı:</p>
<p>”HES’ler çevreyi yok ettiği sürece karşıyız. Nükleer santralle ilgili  düşüncelerimizi defalarca dile getirdik. Biz bu kadar önemli yatırım  yapıyorsanız ve bu ciddi riskler oluşturuyorsa ‘buyurun gelin  referanduma gidelim, halk nükleer santral istiyor mu istemiyor mu’ diye  soralım dedik ama AKP kulaklarını tıkıyor. Biz bu konulara değiniyoruz.  İnternet sitemizde de yakında nükleer santrallerle ilgili bir  kitapçığımız yayınlanacak.”</p>
<p>Kadına şiddete yönelik projelerinin olup olmadığının sorulması  üzerine de Kılıçdaroğlu, şiddetin önlenmesi amacıyla TBMM’ye yasa  teklifi verdiklerini anımsatarak, kadına yönelik şiddete karşı en önemli  projelerinin ise ”Aile Sigortası” olduğunu anlattı.</p>
<p>Bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, iktidarlarında emekli, dul ve yetimlere yönelik İntibak Yasası’nı çıkaracaklarını söyledi.</p>
<p><strong>”YGS’DE ŞİFRE” İDDİALARI</strong><br />
Kılıçdaroğlu, ”YGS’de şifre” iddiaları ile ilgili bir soru üzerine de  ”YGS’yi yapanlar da suçlarını itiraf ediyorlar. Gençlerin emeğini şu  veya bu şekilde istismar etmek doğru değil. Konu yargıya intikal etti.  Umuyorum önümüzdeki süreçte yargı sağlıklı bir karar verir ve sizin  emekleriniz boşa gitmemiş olur” dedi.</p>
<p>Bir soru üzerine Genel Başkan Kılıçdaroğlu, herkesin inançlarına  saygılı olunması gerektiğini, dinin siyasete karıştırılmasına kesinlikle  karşı olduklarını söyledi.</p>
<p>İktidarın YÖK’ü ele geçirdiğini ve istediği gibi kullandığını  söyleyen Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında YÖK’ü ve harçları  kaldıracaklarını belirtti.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, ”Ergenekon” soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci  Ahmet Şık’ın internette yayımlanan ”İmamın Ordusu” adlı kitap taslağını  okuyup okumadığının sorulması üzerine de, ”Okumadım ama elimin altında,  okuyacağım” ifadesini kullandı.</p>
<p>Basın üzerinde ciddi bir baskı olduğunu söyleyen Genel Başkan  Kılıçdaroğlu, bunun artık Türkiye’nin bir sorunu olmaktan öte,  Türkiye’ye ilgili duyan bütün çevrelerin sorunu haline dönmeye  başladığını savundu.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, gençlerden siyasete ilgi duymalarını ve mücadele etmelerini istedi.</p>
<p><strong>3. KÖPRÜ VE MERKEZ BANKASI</strong><br />
İstanbul’a yapılması planlanan 3. köprü ve İstanbul’un bir finans  merkezi haline getirilmesi düşünceleri ile ilgili görüşünün sorulması  üzerine de Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:</p>
<p>”3. köprü konusunda, bu köprünün İstanbul’un akciğerlerini yok etme  köprüsü olduğunu düşünüyorum. 3′ncü köprü yerine tüp geçit yapılabilir  çevreyi korumuş oluruz, ulaşımı sağlamış oluruz. Daha fazla aracın  geçmesini sağlama imkanımız olur. İstanbul finans başkenti olabilir, bu  konuda hiç bir tereddütümüz yok. Bu konuda eğer yapılan bir çalışma  varsa, bunu da destekleriz. Ama bu Merkez Bankası İstanbul’a taşınsın  anlamında değil. İstanbul’a Merkez Bankası’nı taşımak doğru değil. Bütün  ülkelerde Merkez Bankaları büyük ölçüde o ülkelerin başkentlerinde  bulunuyor. Bizim de başkentimizde. Zaten Merkez Bankası çalışanları da  başta yöneticileri olmak üzere taşınmasını uygun görmüyorlar.”</p>
<p><strong>ALEVİLERİN İNANÇLARININ SİYASETE MALZEME EDİLMESİNİ DOĞRU BULMUYORUZ</strong><br />
Kılıçdaroğlu, ”Cemevlerinin ibadethane olarak sayılması için bir  çalışmanız olacak mı?” sorusuna, ”Çalışmanın ötesinde bir kanun teklifi  verdik. Parlamentoda bekliyor, birden fazla kanun teklifimiz var.  Alevilerin oyalanması onların inançlarının siyasete malzeme edilmesini  doğru bulmuyoruz. İktidar istiyorsa, cemevlerini süratli bir şekilde  ibadethane yapabiliriz, herhangi bir engel biz görmüyoruz, engel sadece  siyasal iktidar” karşılığını verdi.</p>
<p>”Ankara’nın amblemi ne olmalı?” şeklindeki bir soru üzerine de  Kılıçdaroğlu, birden fazla amblemi olabileceğini, bunun da referanduma  sunulabileceğini söyledi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, bir soruya karşılık, hayat pahalılığı arttıkça, asgari ücretin de artması gerektiğini bildirdi.</p>
<p><strong>BAŞKANLIK SİSTEMİ</strong><br />
Kılıçdaroğlu, ”Gündemde olan Başkanlık sistemi ile ilgili ne  düşünüyorsunuz?” sorusunu, ”Recep Bey’in gündemi değiştirmek için  kullandığı bir kavram. Başkanlık sistemi Türkiye’nin gündeminde değil  ama Türkiye’nin gündemini halktan çalmak için bulunan bir formül, diye  düşünüyorum” diye yanıtladı.</p>
<p>Gençlere yönelik ”Genç-İşkur” projeleri olduğunu bildiren  Kılıçdaroğlu, genç işsizlere düşük faizli kredi vererek, iş kurmalarını  sağlayacaklarını söyledi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, bir gencin CHP’yi iktidar görmek istediği yönündeki  temennisi üzerine ”Çalışırsak yüzlerimiz 13 Haziran’da güler. Ben kendi  adıma çalışıyorum. Günde en az 16 saat çalışıyorum. Sizlerden isteğim  günde sadece 10-15 dakika çalışmanız” dedi.</p>
<p><strong>”BASKICI YÖNETİMLER KAĞITTAN KAPLAN GİBİ YIKILIP GİDECEKLERDİR”</strong><br />
Libya’daki gelişmelerle ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine de Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:</p>
<p>”Önce ‘NATO’nun orada ne işi var’ dedik. Sonra, NATO’ya ‘sen ne  yapıyorsan doğrudur’ dedik. Yani zikzaklar çizen bir dış politika var.  Libya’da da diğer ülkelerde de demokrasi, özgürlük istiyoruz. 21.  yüzyılda baskıcı yönetimler kağıttan kaplan gibi yıkılıp gideceklerdir.  Türkiye özgürlük ve demokrasiden yana tavrını çok net almalı ve bunu  isteyen halkların yanında olmalıdır.”</p>
<p>İktidar partisinin CHP’nin geçmişine yönelik suçlamalarının olduğunun  hatırlatılması üzerine de Kılıçdaroğlu, ”Eğer bir siyasal iktidar  geçmişi kötülemeye başladıysa gidici olduğu anlamına gelir o. Biz  gelecekten söz edeceğiz…” dedi.</p>
<p>Kitap yazmayı düşünüp düşünmediğinin sorulması üzerine de  Kılıçdaroğlu, daha önce yayımlanmış mesleki anlamda 3 kitabı bulunduğunu  anımsatarak, CHP’yi gençleri ve projelerini anlatan bir kitabın da  yakında piyasaya çıkacağını söyledi.</p>
<script type="text/javascript">jQuery(document).ready(function($) { window.setTimeout('loadFBShare_69()',1000); });</script><script type="text/javascript"> function loadFBShare_69(){ jQuery(document).ready(function($) { $('.dd-fbshare-69').remove(); $.getScript('http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share'); }); }</script><!-- Social Buttons Voted Counts Generated by Digg Digg plugin v4.5.0.7, 
    Author : Yong Mook Kim
    Website : http://www.mkyong.com/blog/digg-digg-wordpress-plugin/ -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-genclerle-bulustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu: “Yeni projelerimiz var. Onların ezberlerini tamamen bozacağız. Merak ediyorlar, belki dilleri tutulur milletin karşısına çıkınca. Sadece dilleri değil, akılları da tutulacak”</title>
		<link>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-yeni-projelerimiz-var/</link>
		<comments>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-yeni-projelerimiz-var/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Mar 2011 10:18:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.leventkildir.com/haber/v1/?p=65</guid>
		<description><![CDATA[Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, “Hep derlerdi ki ‘CHP eleştirir ama hiç çözüm önerileri yok’, şimdi bizim çözüm önerilerimiz karşısında AKP’nin paniğe kapıldığını görüyorum” dedi. Kılıçdaroğlu, milletvekili aday adaylarıyla Anadolu Gösteri ve Kongre Merkezinde bir araya geldi. Türkiye’de 1 çocuğun bile &#8230; <a href="https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-yeni-projelerimiz-var/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='dd_post_share'><div class='dd_buttons'><div class='dd_button'><div class='dd-fbshare-ajax-load dd-fbshare-65'></div><a class='DD_FBSHARE_AJAX_65' name='fb_share' type='box_count' share_url='https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-yeni-projelerimiz-var/' href='http://www.facebook.com/sharer.php'></a></div></div><div style='clear:both'></div></div><p><strong><img class="alignleft" src="http://www.chp.org.tr/wp-content/uploads/K%C4%B1l%C4%B1cdaroglu-adayadaylar%C4%B1ile-1.jpg" alt="" width="410" height="306" />Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, “Hep derlerdi ki ‘CHP  eleştirir ama hiç çözüm önerileri yok’, şimdi bizim çözüm önerilerimiz  karşısında AKP’nin paniğe kapıldığını görüyorum” dedi.</strong></p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu, milletvekili aday adaylarıyla Anadolu Gösteri ve Kongre Merkezinde bir araya geldi.</strong> Türkiye’de 1 çocuğun bile yatağa aç girmemesini istediklerini belirten  Kılıçdaroğlu, yıllardır kalkınma planları hazırlandığını,  politikacıların değiştiğini ama aç çocukların, yoksul insanların her  zaman varlığını sürdürdüğünü, bu nedenle sosyal devleti  güçlendireceklerini söyledi.</p>
<p><span id="more-65"></span></p>
<p><strong>“Ancak Şeytanın aklına gelir”</strong></p>
<p>Toplumun, demokrasi ve özgürlük söylemleri altında baskı gördüğünü  savunan Kılıçdaroğlu, henüz basılmamış taslak kitapların yok edildiğini  belirtti. Siyasi iktidarın mahkeme kararlarıyla ilgili “Biz bu konuda ne  yapacağız, yargının kararı” dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Biz  şimdi 12 Eylül zulmü dolayısıyla kimi suçluyoruz? O dönem karar veren  yargıçları mı? Kitapları toplayıp terör örgütlerinin suç unsuru olarak  gösterenleri mi suçluyoruz? Hayır, darbeyi yapanları suçluyoruz ‘onların  sorumlusu odur’ diyoruz. Aynı tabloyu daha derinden, daha ince  yaşıyoruz. Basılmamış kitaplar imha ediliyor. Aklı olanların aklına  gelmeyecek bir şey ancak şeytanın aklına gelir bu kadar şey. Sonra  diyorsunuz ki ‘biz yapmadık’. Kim yaptı? Yargı yaptı. <strong>Bu ülkede  Başbakan kim? Adına ‘Recep Tayyip Erdoğan’ diyorlar. Sen Başbakansan  bunları görmemezlikten mi geleceksin, yeri geldiği zaman en ağır  eleştirileri yargıya yaptın, niçin burada suskun kalıyorsun?” </strong>diye konuştu.</p>
<p>Toplumu baskı altında tutmanın 21. yüzyıl dünyasında yeri olmadığını  ifade eden Kılıçdaroğlu, “Baskıcı rejimleri görüyorsunuz, birer birer  kağıttan kaplan gibi gidiyorlar. O baskıcı rejimlerin altında yaşayan  halk, Türkiye’ye özlem duyuyor, bizim yöneticilerimiz de onların baskıcı  rejimlerine özlem duyuyor. Bu tabloyu kabul etmiyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Eğer onlar paniğe kapılmışsa bilin ki biz doğru şeyler söylüyoruz.”</strong></p>
<p>Milletvekili aday adaylarından “ben Genel Başkan’dan daha fazla  çalışıyorum, bunun için yola çıktım, bunun için çizmelerimi giydim,  bunun için Anadolu’nun tozlu yollarında gezeceğim” diyerek çalışmalarını  isteyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Sizden bir şey daha istiyorum, gezerken, konuşurken bize yuh bile  çekilse kızmayacağız. Demokrasiyi sindireceğiz, ‘onun da bir gerekçesi  vardır’ diyeceğiz. ‘Bana neden kızıyorsun’ diye soracağız. O soruyu  sormaktan korkmayacağız. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, kimsenin etnik  kimliğine, inancına bir şey demeden, onlara saygı duyarak, o insanları  başımızın üstünde taşıyacağız, onlara sevgiyi, özgürlüğü, demokrasiyi,  güzelliği beraber getireceğiz.</p>
<p>Hep derlerdi ki <strong>‘CHP eleştirir ama hiç çözüm önerileri yok’,  şimdi bizim çözüm önerilerimiz karşısında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin  paniğe kapıldığını görüyorum. Sizler de biliyorsunuz, eğer onlar paniğe  kapılmışsa bilin ki biz doğru şeyler söylüyoruz. Bizim projelerimiz  halkın nezdinde kabul görmüşse bilin ki doğru şeyler söylüyoruz.”</strong></p>
<p><strong>“Yoksulluğu tarihe gömeceğiz”</strong></p>
<p>Türkiye’deki resmi yoksul sayısının 12 milyon 715 bin olduğunu  bildiren Kılıçdaroğlu, bu rakamı hiçbir partilinin unutmamasını istedi.  Kılıçdaroğlu, hükümetin 9 yılda getirdiği noktanın bu olduğunu, 1 yılda  artan yoksul sayısının ise 818 bin olduğunu ifade etti.</p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu,<strong> “Bu, ‘herkese refah getireceğiz’ diyen  hükümetin acı tablosudur. Eğer bu ülkede resmi rakamlar 12 milyon 715  bin kişiyi yoksul gösteriyorsa Cumhuriyet Halk Partisinin bir çözümünün  olması lazım. Çözümü getirdik, halkın önüne koyduk; Aile sigortası. Aile  sigortasıyla Türkiye’yi 21. yüzyılın refah devletine dönüştüreceğiz”</strong> dedi.</p>
<p>Projeleri için gerekli kaynakların ülkede bulunduğunu belirten  Kılıçdaroğlu, bu konuda önce yoksulluk envanteri çıkaracaklarını  söyledi. İktidarın 9 yıldır bu konudaki sözünü tutmadığını öne süren  Kılıçdaroğlu, “Kaynağı yaratırız, alın terimizle yaparız. Yeri gelince  böbürleniyorlar ‘Türkiye dünyanın 16. ekonomisi’ diye. Orada  böbürleniyorsun güzel de burada da utanman lazım, 12 milyon 715 bin  yoksul. Burada utanıyor musun? Hayır, üzerine şal örtüyorsun. O şalı biz  kaldırdık. <strong>12 milyon 715 bin kişiye sesleniyorum, sizin  yoksulluğunuzu tarihe gömeceğiz, afişe etmeyeceğiz, sosyal devletin  şemsiyesi altında gidereceğiz. Yoksulların da onuru vardır, ‘onların  onuru bizim onurumuzdur’ diyeceğiz” </strong>diye konuştu.</p>
<p><strong>Aile sigortasında ödenen bedelin memurun aldığı ücret gibi  “hak” olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “600 lira ile geçinemeyecekse  siyasetçinin önüne çıkacak, ’600 lirayla geçinemiyorum bunu artırın’  diyecek. Aile sigortası 40 yıllık beklentidir. Aile Sigortasını  Türkiye’ye getirerek, refah devletine en önemli adımı atmış olacağız”</strong> dedi.</p>
<p><strong>“<strong>Taşeronlaşmanın karşısındaki tek parti</strong>”<br />
</strong></p>
<p>Her alanda örgütlenmenin önemine işaret eden Kılıçdaroğlu, emeğin  örgütlenmesinin önünde ‘taşeronlaşma’ engelinin olduğunu belirtti. <strong>“Taşeronlaşmanın karşısındaki tek parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir, bunu unutmayın” </strong>diyen  Kılıçdaroğlu, taşeron işçilerin CHP iktidarında grevli, toplu  sözleşmeli sendikal hakkı olan işçiler haline geleceklerini söyledi.</p>
<p>2 milyon taşeron işçisine seslenen Kılıçdaroğlu, “Eğer hak  istiyorsanız, ertesi gün işim ne olacak kaygısı taşımak istemiyorsanız,  yolunuz belli, adresiniz belli, ona ‘altı ok’ diyorlar, ona ‘Cumhuriyet  Halk Partisi’ diyorlar” dedi.</p>
<p>Durumu iyi olana bedelli, iyi olmayana bedelsiz kısa dönem askerlik  yaptıracaklarını yineleyen Kılıçdaroğlu, toplanan bedellerle silah  alınmayacağını, “Cumhuriyetin bir kara sayfası olan çözülemeyen yurt  sorununu çözmek için kullanacaklarını” kaydetti.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, “Hemen eleştiri; memleketi kim koruyacak? Bu memleket,  savunulacak konuma gelirse hiç merak etme Sayın Başbakan, bu memleketi  savunacaklar, Cumhuriyet Halk Partisi neferleridir. CHP’nin dokularında,  genlerinde, hücrelerinde Kuvayı milliyenin ruhu yatar” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Üniversite Öğrencilerine Yaz tatilinde askerlik imkanı”</strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu, üniversite öğrencilerinin yaz aylarında askerlik  yapmasına yönelik vaadini de tekrarlarken, “Ordumuzu daha profesyonel,  daha aktif hale getireceğiz ama onların aklı ermez, onlar hala Prusya  modelinin arkasından gidiyor. Biz ise yönümüzü çağdaş uygarlığa döndük.  Hedefi Mustafa Kemal koydu, o hedefe gideceğiz biz” dedi.</p>
<p>Askerliği önce 9 aya sonra aşamalı olarak 6 aya indireceklerini de  ifade eden Kılıçdaroğlu, söylediklerinin arkasında olduklarını belirtti.  Türkiye’deki 9 milyon emeklinin ikinci sınıf yurttaş konumuna  getirdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>“İnsanda biraz utanma olur, onur olur, yurttaşı nasıl bölersin böyle?  Herkes gelir artışından payını alacak. O pastanın içinde emekli de var.  Biz üreten bir Türkiye istiyoruz, fabrikaları tüten, işçisi ve  işverenin aynı alanda üretim yapıp alın teri döktüğü, üreten bir Türkiye  istiyoruz. Binlerce hektar arazi ekilmiyor. Çiftçi ekmiyor artık alın  terinin karşılığını alamadığı için. Bütün çiftçilere sesleniyorum ‘yurt  dışından ithal kurbanlık koyun getiren iktidarı unutma’ diyorum, bugün  kurbanlık koyunu getiren yarın yiyeceği getirir. Atanamayan öğretmen  kavramı halkın iktidarında olmayacak. İthal öğretmen getireceklermiş,  kurbanlık koyundan sonra sıra ona geldi tabi. Yakında ithal doktorlar  gelecek.”</p>
<p><strong>“</strong><strong>Listede olalım olmayalım hep beraber çalışacağız”</strong></p>
<p>Milletvekili aday adaylığı için partisine yapılan başvuruların  yoğunluğundan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kılıçdaroğlu, “Eğer  halkın iktidarını özlüyorsak, halktan yana politika güdüyorsak, listede  olalım olmayalım hep beraber çalışacağız” dedi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, listede kendilerini görmeyenlerin yaşayacağı burukluğu,  ülkenin idealleri, çağdaşlaşması için bir kenara koymalarını istedi.  Bazı yerlerde ön seçim yaptıklarını, bazı yerlerde eğilim yoklaması,  çoğu yerde de kamuoyu yoklaması yapacaklarını anlatan Kılıçdaroğlu,  listeler açıklandıktan sonra da kavga kargaşa yaşanmaması isteğinde  bulundu.</p>
<p>Tüm partililerin aynı hedef doğrultusunda çalışması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, <strong>“Benim  için cumartesi, pazar, pazartesi, salı diye bir kavram yok, benim için  saat yok, benim için takvim yok, bir takvim var 12 Haziran; başka takvim  yok benim önümde. Yeni projelerimiz var. Onların ezberlerini tamamen  bozacağız. Merak ediyorlar, belki dilleri tutulur milletin karşısına  çıkınca. Sadece dilleri değil, akılları da tutulacak onların çünkü biz  haklıyız, güçlüyüz, kararlıyız, azimliyiz, Türkiye’yi çağdaş uygarlığa  çıkarma konusunda kararlıyız” </strong>diye konuştu.</p>
<p>Anketlerde esnaftan yeterli desteği görmediklerinin ortaya çıktığını  da belirten Kılıçdaroğlu, onların sorunlarını ancak kendilerinin  çözebileceklerini, AVM’lerle ilgili yasayı, CHP iktidarının  çıkarabileceğini kaydetti.</p>
<script type="text/javascript">jQuery(document).ready(function($) { window.setTimeout('loadFBShare_65()',1000); });</script><script type="text/javascript"> function loadFBShare_65(){ jQuery(document).ready(function($) { $('.dd-fbshare-65').remove(); $.getScript('http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share'); }); }</script><!-- Social Buttons Voted Counts Generated by Digg Digg plugin v4.5.0.7, 
    Author : Yong Mook Kim
    Website : http://www.mkyong.com/blog/digg-digg-wordpress-plugin/ -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-yeni-projelerimiz-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu: “Dünya tarihini değiştiren Mustafa Kemal’di, ‘Çanakkale geçilmez’ dedi, geçilmedi, çünkü savaşan onun askerleriydi. Seyit Onbaşı onlardan biriydi.”</title>
		<link>https://www.leventkildir.com/haber/v1/18-mart-canakkale-sehitler/</link>
		<comments>https://www.leventkildir.com/haber/v1/18-mart-canakkale-sehitler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Mar 2011 15:53:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.leventkildir.com/haber/v1/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[Yeni Çanakkale Savaşları olmaması için halkın el ele vermesi gerekir… Çanakkale Savaşları’nın 96. yıldönümü nedeniyle Çanakkale Savaşları şehitlerimizi Balıkesir’in Havran ilçesi Seyit Onbaşı Köyü’ne giderek Seyit Onbaşı’nın torunlarıyla, yakınlarıyla anacak olan Kılıçdaroğlu, “Tarih yazmak kolay değildir” dedi. Kılıçdaroğlu; “Ülkesinin kara &#8230; <a href="https://www.leventkildir.com/haber/v1/18-mart-canakkale-sehitler/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='dd_post_share'><div class='dd_buttons'><div class='dd_button'><div class='dd-fbshare-ajax-load dd-fbshare-49'></div><a class='DD_FBSHARE_AJAX_49' name='fb_share' type='box_count' share_url='https://www.leventkildir.com/haber/v1/18-mart-canakkale-sehitler/' href='http://www.facebook.com/sharer.php'></a></div></div><div style='clear:both'></div></div><p><a href="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/canakkale_2.jpg" rel="lightbox[49]"><img class="alignleft size-medium wp-image-50" title="canakkale_2" src="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/canakkale_2-300x191.jpg" alt="" width="300" height="191" /></a><strong>Yeni Çanakkale Savaşları olmaması için halkın el ele vermesi gerekir…</strong></p>
<p>Çanakkale Savaşları’nın 96. yıldönümü nedeniyle Çanakkale Savaşları  şehitlerimizi Balıkesir’in Havran ilçesi Seyit Onbaşı Köyü’ne giderek  Seyit Onbaşı’nın torunlarıyla, yakınlarıyla anacak olan Kılıçdaroğlu, <strong>“</strong><strong>Tarih yazmak kolay değildir”</strong> dedi.</p>
<p><span id="more-49"></span></p>
<p>Kılıçdaroğlu; <strong>“Ülkesinin kara yazılı gününde; Anadolu’da  yokluğun, yoksulluğun içinden filizlenen çiçeklerin bir bir Çanakkale  Savaşı’nda boyunları toprağa düşerken ülkesi için direnen, savaşan  çocukların, kadınların, yaşlı ve gençlerin yarattıkları kahramanlık  destanlarıyla Türk Ulusunun 18 MART 1915′te gerçek anlamda bir tarih  yazdığını”</strong> söyledi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu; <strong>“Çanakkale savaşları</strong><strong> sırasında  abideleşen binlerce yiğidin destanlaşan hikâyeleri de vardır. Bu  destanlaşan yiğitlerden biri de Seyit Onbaşıdır. 18 MART günü, her biri  215 okkalık yani 275 kiloluk mermileri insanüstü bir gayretle topa  sürmüş, üçüncü mermi tam isabet kaydederek, arkadaşlarını şehit eden  İngiliz zırhlısı Ocean’ın dümenini paramparça etmiştir. Bir süre sonra  bir mayına çarpan dev gemi boğazın sularına gömülürken, Seyit Onbaşı da  Türk tarihindeki hak ettiği yerini almıştır.</strong></p>
<p><strong>Çanakkale Zaferi sonucunda İstanbul’un düşman eline geçmesi  önlenmiş, I. Dünya Sa</strong><strong>vaşı dört yıl uzamış ve Çarlık Rusya’sı  yıkılmıştır.</strong></p>
<p><strong>Çanakkale’yi 700 bin askerle savunan Türk Devleti’nin kaybı ise 253 bin kişidir. </strong></p>
<p><strong>En </strong><strong>büyük kayıplarımızdan biri, Doğu ve Batı  kültürüne sahip birçok yedek subaylarımızın, yetişmiş insan gücümüzün  şehit düşmeleridir. </strong></p>
<p><strong>Her evden mutlaka bir yiğidi alan bu savaşlarda; şehitlerin et ve kemiğinden tepeler meydana gelmiştir.</strong></p>
<p><strong>Yıllar b</strong><strong>oyu binlerce şehidin kanı, canı pahasına Türk’e ebedi  yurt olan bu toprak, aziz şehitler bağrında yattıkça kutsallığını  koruyacaktır. </strong></p>
<p><strong>Temiz bağrını yabancı çizmesi çiğnememesi için, düşmana “DUR<sup>”</sup> diyenler her zaman çıkacaktır”</strong> dedi.</p>
<p>Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, 18 MART 1915’te zaferle sonuçlanan  Çanakkale Savaşları yıldönümünü Balıkesir’in Havran ilçesi Seyit Onbaşı  Köyü’nde geçirecek.  Çanakkale Savaşları şehitlerimizi burada anacak, bu  konudaki mesajlarını buradan da verecek.</p>
<p>Dünya tarihinin yönünü değiştiren, adını Türk tarihine altın  harflerle yazdıran ve doğduğu köye adı verilen Seyit Onbaşı için  yapılacak anma toplantısına katılacak ve Seyit Onbaşı’nın burada yaşayan  torunlarıyla, yakınlarıyla da görüşecektir.</p>
<script type="text/javascript">jQuery(document).ready(function($) { window.setTimeout('loadFBShare_49()',1000); });</script><script type="text/javascript"> function loadFBShare_49(){ jQuery(document).ready(function($) { $('.dd-fbshare-49').remove(); $.getScript('http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share'); }); }</script><!-- Social Buttons Voted Counts Generated by Digg Digg plugin v4.5.0.7, 
    Author : Yong Mook Kim
    Website : http://www.mkyong.com/blog/digg-digg-wordpress-plugin/ -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.leventkildir.com/haber/v1/18-mart-canakkale-sehitler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum, Özgür İnsan, Kardeşçe Yaşam</title>
		<link>https://www.leventkildir.com/haber/v1/sivil-toplum-ozgur-insan-kardesce-yasam/</link>
		<comments>https://www.leventkildir.com/haber/v1/sivil-toplum-ozgur-insan-kardesce-yasam/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2011 18:58:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.leventkildir.com/haber/v1/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[CHP’nin Sivil Toplum Raporunu ve CHP’nin çözüm önerilerini Genel Başkan Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcıları Sencer Ayata, Umut Oran ve PM üyesi Aykan Erdemir gazeteciler ile paylaştı. SİVİL  TOPLUM RAPORU KİTAPÇIĞINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ. CHP’nin Sivil toplumla ilgili Rapor ile ilgili &#8230; <a href="https://www.leventkildir.com/haber/v1/sivil-toplum-ozgur-insan-kardesce-yasam/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='dd_post_share'><div class='dd_buttons'><div class='dd_button'><div class='dd-fbshare-ajax-load dd-fbshare-41'></div><a class='DD_FBSHARE_AJAX_41' name='fb_share' type='box_count' share_url='https://www.leventkildir.com/haber/v1/sivil-toplum-ozgur-insan-kardesce-yasam/' href='http://www.facebook.com/sharer.php'></a></div></div><div style='clear:both'></div></div><p><a href="http://www.chp.org.tr/wp-content/uploads/SivilToplumRaporu_A5.pdf"><img class="size-medium wp-image-42 alignleft" title="haber8" src="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/haber8-300x102.jpg" alt="" width="300" height="102" /></a>CHP’nin Sivil Toplum Raporunu ve CHP’nin çözüm önerilerini Genel Başkan Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcıları Sencer Ayata, Umut Oran ve PM üyesi Aykan Erdemir gazeteciler ile paylaştı.<br />
<a href="CHP’nin Sivil Toplum Raporunu ve CHP’nin çözüm önerilerini Genel Başkan Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcıları Sencer Ayata, Umut Oran ve PM üyesi Aykan Erdemir gazeteciler ile paylaştı. SİVİL  TOPLUM RAPORU KİTAPÇIĞINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ. CHP’nin Sivil toplumla ilgili Rapor ile ilgili açıklamaları köşelerine taşıyan gazetecilerin yazıları : AKŞAM Gazetesi / Çiğdem Toker – Sivil toplum kimsenin arka bahçesi olmamalı">SİVİL  TOPLUM RAPORU KİTAPÇIĞINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ.</a><br />
CHP’nin Sivil toplumla ilgili Rapor ile ilgili açıklamaları köşelerine taşıyan gazetecilerin yazıları :<br />
AKŞAM Gazetesi / Çiğdem Toker – Sivil toplum kimsenin arka bahçesi olmamalı</p>
<p><span id="more-41"></span></p>
<h3><strong>CHP’nin Sivil toplumla ilgili Rapor ile ilgili açıklamaları köşelerine taşıyan gazetecilerin yazıları :<br />
</strong><strong>AKŞAM Gazetesi / Çiğdem Toker – Sivil toplum kimsenin arka bahçesi olmamalı</strong></h3>
<p>CHP ‘Sivil Toplum’ projesini basınla  paylaştı. ‘Özgür İnsan Kardeşçe Yaşam’ projesinin özünü, ‘düşüncelerin,  devlet ile ‘her türlü cemaat’ baskısı olmaksızın, örgütlülük içinde ve  özgürce ifade edilmesi’ oluşturuyor</p>
<p>‘Özgür İnsan Kardeşçe Yaşam’ projesini,  CHP lideri Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcıları Sencer Ayata, Umut  Oran ve  PM üyesi Aykan Erdemir, bir grup gazeteci ve yazarla bir araya  gelerek anlattı. Özgürlükçü demokrasinin ancak örgütlü bir toplumla  ayakta durabildiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, projelerinin özünü,  ‘düşüncelerin, devlet ile ‘her türlü cemaat’ baskısı olmaksızın,  örgütlülük içinde ve özgürce ifade edilmesi’ diye tanımladı.</p>
<p><strong>İKTİDARDAN ÇÖZÜM BEKLENİR:</strong></p>
<p>Bugünkü yapıda eleştirenler  cezalandırılıyor. Oysa sivil toplumun varlık sebebi, olumsuzlukları  iktidarın önüne çıkarıp çözüm beklemektir. Siyasi partiler, kendi arka  bahçelerini oluşturan sivil toplum ötesine geçerek sendika, medya gibi  pek çok alanı oluşturuyorlar.</p>
<p><strong>AİLE SİGORTASI- ÖZGÜR BİREY:</strong></p>
<p>Ekonomik özgürlüğü olmayan kişinin  siyasal özgürlüğü olamaz. Birine kul köleysem, tarafsız olamam. Önce  Aile Sigortası’nı gündeme getirmemizin sebebi, Türkiye’deki 12 milyon  700 bin kişiyi, arka bahçe olmaktan kurtarmaktır. Bu aynı zamanda sivil  toplumun güçlenmesine de hizmet eden kaynak dağılım projesidir.</p>
<p><strong>DOĞU-GÜNEYDOĞU SORUNU:</strong></p>
<p>Van’daki arama konferansında ortaya şu  çıktı: Bir Doğu-Güneydoğu sorunu var. Kürt sorunu bunun parçası. Olaya  doğru teşhis koymuşuz. Van’daki gençler, iş istedi. Kimse, ‘ben Kürtçe  konuşamıyorum’ demedi.</p>
<p><strong>ASIL STATÜKOCU AKP:</strong></p>
<p>‘AKP değişimden yana, CHP statükocu’  diye bir algı var. Bu algıyı değiştiriyoruz. Bize göre statükocu parti  AKP’dir. Yüzde 10 barajını kaldıralım, hayır. Darbelere kaynaklık ettiği  söylenen İç Hizmet Kanunu 35′i değiştirelim. Peki. Kanun teklifi verin,  verdik, yanaşmadılar. Anayasal özgürlükler. Komisyon kuralım dedik.  Hayır. Dokunulmazlıklar. Hayır. Siyasetin finansmanı? Hayır. AKP,  demokrasi ve özgürlüğü yalnız kendisi için istiyor.</p>
<p><strong>GAZETECİLER YÜRÜRSE:</strong></p>
<p>Yapılan baskıyı toplum ağır ağır  hissediyor. Baskıyı önce entelektüeller hisseder. Düşüncelerini  söyleyecek, nefes alamıyor. Eğer gazeteciler yürümeye başlamışsa, bilin  ki, o toplumda demokrasi askıya alınmış demektir.</p>
<p><strong>AVRUPA’NIN BAKIŞI DEĞİŞTİ:</strong></p>
<p>Ergenekon davasında iki yerde duruyoruz.  Birincisi, kimse yargılamadan azade değil. Suç varsa sanık olabilir.  İkinci yer, yargılamaların hukukun üstünlüğü içinde yapılması. Biz  bunları seslendirirken Avrupa sessizdi. Brüksel’e, Almanya’ya, Fransa’ya  İngiltere’ye seyahatimiz sonrası tablo değişti. Artık onlar da biliyor  ki, Türkiye’de demokrasi tehlikede. Medyanın üzerinde büyük baskı var,  68 gazeteci Türkiye’de hapiste. İlk söylediğimde şaşırmışlardı. Şimdi  tablonun da değiştiğini görüyoruz.</p>
<p><strong>ÇOCUK ERKİL TOPLUM:</strong></p>
<p>Ataerkil toplum olmaktan çıkıp süratle  çocuk erkil topluma gidiyoruz. Artık anne babaların bütün hedefi  çocuklar. Doğu’da da geleneksel yapı kırılıyor. Aşiretler dağılıyor. Bu  gerçekten hareketle çocuklarla ilgili proje geliştirdik.</p>
<h2>GÜNEŞ Gazetesi / Rıza Zelyut – CHP projelerle geliyor…</h2>
<p>Dün Ankara’da CHP Lideri  Kılıçdaroğlu’nun verdiği kahvaltıdaydık. Yirmi beş gazetecinin katıldığı  sohbet toplantısında Kemal Kılıçdaroğlu’nu kendinden çok emin ve gayet  net konuşan bir politikacı olarak gördük. CHP; bu seçime ciddi  projelerle giriyor.  Bize  bunlardan sivil toplum projesini anlattılar.  Gündem öncesinde ben CHP Lideri’ne; ‘Size emeklilerden selam getirdim.  Orduevi var; polisevi var, öğretmenevi var. Bize de emeklievi yaptırsın,  dediler.’ diyerek üstümdeki selamı ve isteği aktardım. CHP Lideri;  ‘Niçin olmasın; ilginç bir proje.’ dedi..</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu; CHP’nin siyasete ve  sivil toplum kuruluşlarına; ‘insanı özgürleştiren bir araç’ olarak  baktıklarını vurgulayan genel bir değerlendirme yaptı.  Prof. Sencer  Ayata, Doç. Aykan Aydemir, Umut Oran gibi partili isimlerin sunumundan  sonra gazetecilerin soruları başladı.</p>
<p>Bu sorulara CHP lideri şöyle cevaplar verdi:</p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi,  önce  cumhuriyet rejimini sonra da çok partili demokratik sistemi getiren bir  partidir. Şimdi de çoğulculuk ve katılımcılık temelli özgürlükçü  demokrasiyi getirmek için çabalamaktadır.</p>
<p>- Şimdiye kadar güçlü devlet, zayıf  sivil toplum örgütü modeli geçerliydi. Biz ‘Güçlü sivil toplum olursa  devlet daha güçlü olur.’ diyoruz. AKP güçlü sivil toplum değil, baskıcı  devlet uygulaması yürütüyor. Gazeteciler  bile temel hakları için  yürüyorsa o rejime artık demokrasi denilemez.</p>
<p>- Bu hükümet sivil toplum kuruluşlarını  yandaşlaştırmak için yoğun baskı yapıyor. Kendine oy verenlere  ihalelerle kaynak aktarıyor. Ama bağımsız olan ve her yıl bütçe plan  komisyonunda belirli mali destek verilen sivil toplum kuruluşlarını  boğmak için de bu yardımı kaldırdı.</p>
<p>- Özgürlükte sonuna kadar varız ama  şiddete de sonuna kadar karşıyız.  Etnik ve inanç temelli özgürlük  isteği bütün dünyada görülüyor. Bunların ifadesi özgürce olmalı ama  şiddet içermemeli…</p>
<p>- Biz ‘Doğu ve Güneydoğu sorunu’  diyoruz. Kürt sorunu bu sorunun parçalarından birisidir. Doğu ve  Güneydoğu’daki ekonomik ve sosyal sorunları da dikkate alan daha genel  ve kapsayıcı bir politika yürütüyoruz. Ben Van’da vatandaşla görüşürken  anadil talebi ile değil, yoğun biçimde iş talebiyle karşılaştım. Bu bile  bir ölçüdür.</p>
<p>-  İnanç ve ibadet hakkı insan  haklarından birisidir, buna saygılıyız. Alevilerin talepleri de, varsa  Sünni vatandaşlarımızın talepleri de demokratik kurallar içerisinde  karşılanmalı, bu işe siyaset bulaştırılmamalıdır. Cemaatler olabilir ama  buraların siyasi partilerin arka bahçesi haline getirilmesi yanlıştır.</p>
<p>- Ekonomik özgürlüğü olmayan  vatandaşın  demokratik tavır takınması mümkün olmuyor. Bu yüzden aile sigortasını  getirdik ki vatandaş iktidara bağımlı olmadan oyunu kullanabilsin.</p>
<p>- – -</p>
<p>CHP Lideri, toplantıda Başbakan  Erdoğan’a bir mektup yazdığını da belirterek, ‘Kayseri’deki yolsuzluk  olayı ile ilgili o mektup. Kimden ne almış, kime ne vermiş o defterde  hepsi yazıyor. Bakalım iki müfettiş görevlendirip de tarafsızca  inceletebilecek mi?’ dedi.</p>
<p>Toplantıda ben de Başbakan Erdoğan’ın  yöre derneklerinde yoğun seçim çalışmaları yürüttüğünü hatırlattım. Yine  Ergenekon soruşturması ile tarafsız sivil toplum kuruluşlarının baskı  altına alındığını, buna Türkan Saylan’ın başına gelenlerin örnek  olduğunu söyledim.</p>
<p>CHP Lideri Kılıçdaroğlu; iktidarın bu  baskılarının korkudan kaynaklandığını; bu yüzden büyük basının kendi  konuşmalarını vermeye çekindiğini de dile getirdi.</p>
<p>CHP’nin bundan sonraki projelerinin halkı çok yakından ilgilendiren ekonomik konularla ilgili olacağını da toplantıda öğrendik.</p>
<h2>HABERTÜRK Gazetesi / Muharrem Sarıkaya – CHP’nin STK açılımı</h2>
<p>AİLE Sigortası’nın ardından, CHP dün de Sivil Toplum Raporu’nu çıkardı.</p>
<p>Bir grup gazeteciyle raporun sunumunu dinleyenler arasındaydım.</p>
<p>Baştan belirtmeliyim ki akademik olarak iyi bir çalışma.</p>
<p>Bugüne kadar kıyıda köşede kalmış, önem  verilmemiş toplumun geniş bir kesiminin, sivil toplum kuruluşlarının  (STK) çok net röntgeni çekilmiş.</p>
<p>Bununla kalınmamış; sivil toplum örgütlerinin bugünkü durumu, geçim kaynakları ve iştigal alanları da çok iyi irdelenmiş.</p>
<p>Raporu hazırlayanlar arasında bulunan,  sosyoloji alanındaki iyi bilim insanlarından CHP Genel Başkan Yardımcısı  Prof. Dr. Sencer Ayata’nın da belirttiği gibi, Türkiye’deki STK’lar çok  da özgür ve özerk değil.</p>
<p>Daha çok devletin uzantısı veya siyasi partilerin arka bahçeleri gibi gelişmişler.</p>
<p>CHP Raporu’nda bundan uzak; çağdaş ve  demokratik bir toplumda var olabilmesi için STK’lar için düşünülen  iyileştirilmeler de sıralanmış.</p>
<p><strong>‘KATI VE YUMUŞAK…’</strong></p>
<p>Sunum sonrası CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na sorular yönelttik.</p>
<p>Ağırlıklı soru, din temelli STK’lara CHP’nin bakışı ve nasıl bir politika izleyeceği üzerineydi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, inanç temelli diye tanımladığı, “cemaatler” diye adlandırdığı STK’ları “katı” ve “yumuşak” diye ikiye ayırdı.</p>
<p>“Bunlar Türkiye’nin bir gerçeği” deyip  ekledi: “Bu gerçeği kabul ederek çözüm önerilerimizi ve raporumuzu  hazırladık…” CHP Raporu’nun çözüm önerisi aslında özgür birey ve devlet,  siyaset tahakkümünde olmayan STK örgütlenmesini öngörüyor.</p>
<p><strong>EN KALABALIK STK</strong></p>
<p>CHP’nin bunu ne kadar başarabileceğini  de yine raporda yer alan şu verilere bakarak irdelemek gerekiyor.  Rapordaki veriye 86 bin 272 dernek, 4 bin 494 vakıf, 96 işçi sendikası,  54 kamu sendikası, 4 bin 794 oda, 58 bin kooperatif ile son sekiz yılda  yüzde 42 artışla sayısı 86 bin 272′ye ulaşmış dernek bulunuyor. Yani  STK’ların yüzde 90′ını dernekler oluşturuyor. Dikkat çeken ise bunların  faaliyet alanı… Çünkü 86 bin 272 derneğin, 15 bin 336′sı “din  hizmetleri” alanında çalışıyor. Başka amaçla kurulup inanç temelli  olanlar bir kenara bırakılsa dahi, doğrudan din temelli çalışan  derneklerin toplam içindeki ağırlığı yüzde 17.7… Tüm STK’lar içindeki  payı ise % 10…</p>
<p><strong>CHP NERESİNDE</strong></p>
<p>Bu verilerden hareketle dün  Kılıçdaroğlu’na da aynı soruyu yönelttim. 1970-80 döneminde, “sosyal  iktidar” olarak da nitelenen dernek, vakıf, yardımlaşma, kalkınma  örgütlenmelerinde CHP ağırlığı hissedilirdi. Bugün CHP’nin “sosyal  iktidar” olarak da nitelenen kesimlerle ilişkisi ne düzeyde?  Kılıçdaroğlu, “Samimi ya da derinliği olan ilişki yoktu; şimdi kurmaya  çalışıyoruz” dedi. Son 30 yılını iç iktidar mücadelesine harcamış;  partiyle bir şekilde ilişkili STK’ları dahi dışlamış CHP, gönül alabilir  mi? CHP’nin düne kadarki politikası çerçevesinde zordu. Sosyal  iktidarla ilişkiyi kaybettiği için, siyasal iktidara da bir türlü  gelemiyordu. Bu gerçek görülmüş olacak ki yeni bir açılıma gidiliyor.  Çok geç kalmış olmakla birlikte CHP, bu alanda da 1970′lere dönüyor.</p>
<h2>MİLLİYET Gazetesi / Fikret Bila – CHP’den sivil toplum açılımı</h2>
<p>CHP, kahvaltılı bir basın toplantısıyla  “Sivil toplum” raporunu açıkladı. CHP mutfağındaki güçlü akademisyenler  tarafından hazırlanan rapor, partiyi “devlet gölgesi”nden kurtarıp,  sivil topluma yerleştirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Türkiye’nin yetiştirdiği en iyi  sosyologlardan biri olarak bilinen Prof. Dr. Sencer Ayata ve yardımcısı  konumundaki Doç. Dr. Aykan Erdemir’in önemli katkılarıyla hazırlandığı  bilinen rapora Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’ın çalışmaları da  yansımış görünüyor.</p>
<p><strong>Devletin değil halkın partisi</strong></p>
<p>CHP’ye öteden beri iki eleştiri  yöneltilir; devletçi ve din karşıtı olmak. Bu iki yafta CHP’nin yakasını  bırakmamıştır. Rahmetli Bülent Ecevit liderliğe geldiğinde ilk işi bu  iki yaftadan kurtulmak için harekete geçmişti. CHP’nin 1976 programında  partiyi demokratik sol bir parti olarak tanımlaması, katı devletçiliği  reddetmesi ve inançlara saygılı laiklik anlayışını geliştirmesi bu  yüzdendir.</p>
<p>CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün  sunduğu sivil toplum projesi de Ecevit’in bu çabalarının devamı  niteliğindeydi. Özellikle son 10 yıldır yaşadığımız gelişmeler  karşısında laiklik ilkesinin ve ulusal bütünlük ve güvenliğin korunması  yolundaki politikalar nedeniyle, CHP hiçbir dönemde olmadığı kadar  “devlet partisi” suçlamasıyla karşılaştı. Kılıçdaroğlu ve ekibi, bunun  farkında olacaklar ki, dünkü açılım, CHP’nin devletçi yaftasından ve  devletin gölgesinden uzak bir parti olacağı taahhüdüne dayanıyordu.  Kılıçdaroğlu, CHP’nin devletin değil, halkın, toplumun partisi olacağı  sözünü verdi.</p>
<p><strong>Özgür insan, örgütlü toplum</strong></p>
<p>CHP’nin sivil toplum örgütlerinin  partisi olacağı ilan edilirken iki temel hedef ortaya konuldu. Birincisi  özgür insan, ikincisi örgütlü toplum.</p>
<p><strong>CHP, dün kendisini şöyle tarif etti:</strong></p>
<p>“Sivil toplumun merkezinde özgür insan  vardır. Sivil toplum, özgür bireylerin kendi özgür iradeleriyle  kurdukları toplumsal birliklerden oluşur. Örgütlü bir toplumun  yaşatılması ve güçlendirilmesi CHP’nin en önde gelen siyasi hedefidir.  CHP, kendisini bir zümrenin, ırka dayalı bir aidiyetin ya da yerleşik  iktidar güçlerinin değil, örgütlü sivil toplumun partisi olarak görür.”</p>
<p>Bu ifade CHP’nin oturmak istediği zeminin devlet değil toplum olduğunu gösteriyor.</p>
<p><strong>İnanç temelli cemaatler</strong></p>
<p>Devlet ve devletçilikten hızla  uzaklaşmayı hedefleyen dünkü açılımda dikkati çeken ikinci bir yön de  CHP’nin “din karşıtı” bir parti olduğu damgasından kurtulmak çabasıydı.  Ecevit’in “inançlara saygılı laiklik” anlayışı “cemaatler” üzerinden  yeniden tanımlanmış gibiydi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu ve Sencer Hoca, inanç  temelli cemaatlerin toplumsal bir gerçek olduğundan hareketle, toplumun  manevi ihtiyaçlarını karşılayan; ancak iktidarın uzantısı haline  gelmemiş, bir partinin arka bahçesi gibi işlev görmeyen, kâr amacı  gütmeyen, içine hükümetleri de alan yolsuzluklara adı karışmamış,  iktidarın sağladığı ihaleler yoluyla maddi olanaklardan nemalanmayan,  katı hiyerarşik kuralları olmayan, bazı toplum kesimleri hakkında  kuvvetli önyargılar taşımayan, kadınları arka plana itmeyen, biat  kültüründen uzak inanç temelli cemaatleri bireyin yalnızlaşmasını  önleyen ve manevi doyuma ulaşmasını sağlayan önemli kuruluşlar olarak  görüyor.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, inanç temelli cemaatleri  bir gerçek olarak görüyor ve kabul ediyor. Yasaklamakla bir yere  varılamayacağını düşünüyor. Bu yaklaşım Devrim Kanunları ve onları  koruyan Anayasa’nın 174. maddesinin tartışmaya açılmasına varacak yeni  bir yaklaşım gibi duruyor.</p>
<p><strong>Kürt sorunu</strong></p>
<p>CHP, Kürt sorununun sosyo-kültürel  yönüne nasıl bakıyor? Sosyal ve kültürel varlığını kabul ediyor. Kürt  sorununu, “Doğu ve Güneydoğu sorunu”nun bir parçası olarak tanımlıyor.  “Doğu ve Güneydoğu Sorunu” derken, ekonomik ve sosyal bir sorun olarak  görme eğilimi öne çıkıyor. Nitekim Kılıçdaroğlu’nun şu sözleri de bunu  gösteriyor:</p>
<p>“Van’daydım. Yanıma gelen gençlerin hepsi iş istediler, ben Kürtçe konuşamıyorum, Arapça konuşamıyorum, diyen olmadı.”</p>
<p>CHP, Kürtçenin öğrenilmesi ve öğretilmesini savunuyor, ancak eğitim ve kamu hizmeti dili olmasına karşı duruyor</p>
<h2>MİLLİYET Gazetesi / Can Dündar – Demokrasi fidanlığı</h2>
<p>İdris Küçükömer, soldaki politikacıları ikiye ayırır: Ankaralılar ve İstanbullular…</p>
<p>Ona göre “Ankaralılar”, devletçidir, plancıdır, “aradıkları cevapları önceden bilenler”dir.</p>
<p>“İstanbullular” ise Batı kültürünü tek dünya kültürü sayanlardır.</p>
<p>“İkisinin ortak yanılgısı, Anadolu insanı üzerinedir” der Küçükömer…</p>
<p>* * *</p>
<p>CHP, belki de 1970’lerin Ecevit’inden bu yana ilk kez farklı bir yol deniyor.</p>
<p>Bu seçimde iktidar partisiyle olduğu kadar, yerleşik imajıyla da uğraşıyor.</p>
<p>Üzerine yapışmış “Statükonun partisi” imajından soyunmaya çalışıyor.</p>
<p>“Asıl statükoyu savunan AKP’dir. Değişimi temsil eden ise biziz” tezini savunuyor.</p>
<p>“Devleti kuran parti”, bir gün çıkıp “Ben devletin değil, toplumun partisiyim” derse inandırıcı olabilir mi?</p>
<p>80 yıllık algı, 80 günde değişebilir mi?</p>
<p>Zor.</p>
<p>CHP lideri, dün sabah, sağına ODTÜ’lü  hocamız Prof. Dr. Sencer Ayata’yı, soluna Genel Başkan Yardımcısı Umut  Oran’ı alarak bize CHP’nin “Sivil toplum projesi”ni tanıttı.</p>
<p>“Cumhuriyeti biz kurduk; çok partili seçimi ve ortanın solunu biz getirdik; sıra özgürlükçü demokraside” dedi.</p>
<p>Partinin sivil toplum anlayışının “ne olmadığını” anlatan üç başlık, özellikle önem taşıyor. CHP’ye göre sivil toplum;</p>
<p>Devlet güdümünde, cemaat cenderesinde ve neo-liberal anlayışta olmamalı…</p>
<p>Böylece CHP, “Devletçi değilim, ama cemaatlere ya da piyasaya da teslim olacak değilim” mesajı veriyor.</p>
<p>“Toplumun üzerinden devlet baskısı  kalkmalı, ama cemaat baskısı, mahalle baskısı, ‘geçim karşılığı oy’  baskısı da kalkmalı” diyor.</p>
<p>Önce “Aile Sigortası” uygulamasıyla, 12  milyon yoksulu iktidarın oy deposu olmaktan çıkarıp özerkleştirmeyi,  sonra da sivil toplumu demokratikleştirip güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>* * *</p>
<p>Sorun şu ki, bugünkü haliyle çoğu sivil  toplum kuruluşu, pek de sivil değil. 85 bin derneğin 15 bini dini hizmet  alanında faaliyet gösteriyor. Erkek üye sayısı kadınların 5 katı…</p>
<p>Yani devletteki ataerkil yapılanmanın  birer aynası durumundalar. Aynı itaate dayalı, otoriter ilişki biçimi,  aynı emir komuta zinciri, aynı biat kültürü orada da geçerli… Bu  halleriyle de bazen devletin kolluk gücü, iktidarın arka bahçesi işlevi  görüyorlar.</p>
<p>“Sivil toplumu (dönüştürmeden)  desteklemek, o yapıyı yeniden üretmek anlamına gelmez mi? Sivil toplum  nasıl sivilleşecek” diye sordum Kılıçdaroğlu’na:</p>
<p>“Haklısınız, ama bir yerden başlamak  zorundayız” dedi. Zamanla sağlıklı sivil toplum örgütlerinin, baskıcı  cemaat yapılanmalarını bertaraf edeceğini söyledi.</p>
<p>Prof. Ayata’ya göre de, “demokrasinin  fidanlığı” gibi örgütlenen bir sivil toplumda, demokratik toplumun  altyapısı, mesela özgür insan fikri, müzakere kültürü, dayanışma  değerleri, birlikte iş yapma kültürü yeşerebilir.</p>
<p>Umut Oran’a göre CHP’nin projesinde sivil toplumun demokratik dönüşümü için öneriler de var.</p>
<p>* * *</p>
<p>İdris Küçükömer’e dönersek; “Ankaralılar” ve “İstanbullular”dan farklı ve zorlu bir yola çıkıyor CHP…</p>
<p>“Anadolu insanı”nı kucaklayan, sivil bir arayışa girişiyor.</p>
<p>Kendi başına bu çabanın bile Türkiye için önemli olduğuna inanıyorum.</p>
<h2>POSTA Gazetesi / Hakan Çelik – CHP’nin özgürlük seferberliği</h2>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel  Başkanı Kemal Kılıcdaroğlu ile dün Ankara’da Göksu Restaurant’ta  kahvaltıda bir araya geldik. CHP’nin “Aile Sigortası” ve “Sivil Toplum”  başlıklı iki önemli çalışmasının tanıtıldığı toplantıya, Genel Başkan  Yardımdan Prof. Dr. Sencer Ayata ve Umut Oran da analizleriyle katkı  sağladı. Kılıcdaroğlu. Kürt meselesinden bedelli askerlik konusuna,  gazetecilerin protesto yürüyüşlerinden cemaatlere kadar bir dizi konuda  görüşlerini anlattı. CHP, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığa  gelmesiyle birlikte daha önce hiç temasa geçilmeyen toplum ve medya  kuruluşlanyla iletişim kurmaya başladı. Hatta birkaç gün önce Samanyolu  Haber Kanalında bir programa katıldı. Bu çerçevede dünkü kahvaltıya  Zaman Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Ünal da davet edilmişti.  Kılıcdaroğlu, Vatan Gazetesi yazan Aydın Ayaydın’ın elindeki iPad’e  bakarak “Ben de bir tane aldım, yakında kullanmaya başlayacağım” dedi.  Sorulanınızı her zamanki sakin üslubuyla yanıtlayan Kılıcdaroğlu,  cemaatlerin yasaklanmasını istemediklerini, ancak bir siyasi partinin  arka bahçesine dönüşmesinden rahatsızlık duyduklannı söyledi. Gazeteci  eylemlerini dikkatli izlediğini söyleyen Kılıcdaroğlu “Eğer  entelektüellerden başlayarak bir tepki yükseliyorsa dalga dalga  yayılarak halka inmesi kaçınılmaz” ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu’nun  anlattıklanndan, bugüne kadar Cumhuriyeti kuran ve adı statüko ile  birlikte anılan CHP’nin bundan böyle özgürlükler, demokrasi ve temel  insan haklan konulannda daha fazla inisiyatif alacağı izlenimini  edindim. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun farklı konulardaki  açıklamalanndan şu özeti çıkardım:</p>
<p><strong>KÜRT SORUNU</strong></p>
<p>Arkadaşlarımız çeşitli illeri ziyaret  etti, çalışmalar devam ediyor. Bugüne kadar 11 kente gittiler.  Üniversitelerle görüşüldü; Şükrü Elekdağ’ı görevlendirdik, Avrupa  Birliği çerçevesinde bir ön rapor hazırlamasını istedik. Anadilde  eğitim, öğretim çalışması yapıldı. Fakat I biz çalakalem bir rapor _  çıkmasını istemiyoruz. ^ Kemal K’Maroglu, Seçime yetişebilir ya da  yetişemeyebilir; biz, Kürt meselesini Güneydoğudaki sorunlardan biri  olarak görüyoruz. Kürt sorunu da sosyal yapı gibi, toprak ve istihdam  gibi bir mesele.</p>
<p><strong>İNANÇLAR VE CEMAATLER</strong></p>
<p>İnsanlann, bir araya gelerek inançlannı  yaşamalannı kimse yasaklamamak. Fakat inançla siyaseti ayırmamız lazım.  Siyasi kanaatler, siyasi partiler ve iktidarlar değişebilir ancak  inançların değişmez ilkeleri vardır. Tann’ya inanmak gibi… İnsanlar neye  inanıyorsa biz buna saygı duyanz. İnanç gruplannın siyasete belli bir  mesafe içinde olmasını isteriz. Türkiye’de siyaset mekanizması belli  çevrelere kaynak aktanyor. Devlet ihaleleri yoluyla kaynak aktarılınca  çeşitli cemaat ve gruplar iktidar partisinin arka bahçesi haline  geliyor.</p>
<p><strong>AŞİRETLER VE SOSYAL YAPI</strong></p>
<p>Türkiye’de ataerkil model kınldıkça,  aileler çok çocuklu olmaktan uzaklaştıkça, yeni yapılar ortaya çıkıyor.  “Çocukerkil” bir toplum olmaya yöneliyoruz artık. Türkiye’de aşiret diye  bir olgu var. Bu her zaman dinsel anlamda olmayabilir. Onlann varlığını  reddetmiyoruz.</p>
<p><strong>MEDYA VE CHP</strong></p>
<p>Önemli şeyler açıklıyoruz. Medya bizi vermiyor. Biz “Niye vermiyorsun?” diye soramayız. Belki medyanın da haklı tarafı vardır!</p>
<p><strong>ERGENEKON SÜRECİ</strong></p>
<p>Ergenekon meselesine iki türlü  bakıyoruz: Bir kere hiç kimse yargılamadan azade değil, ikincisi bu  yargılamalar hukukun üstünlüğü kuralı içinde yapılmalı. Eğer bu davayı  yıllarca sürecek bir dava haline dönüştürüp hukuku tepelerseniz artık  hukukun üstünlüğünü savunamayız. Dünya da biliyor ki Türkiye’de  demokrasi tehlikede. Bugün 68 gazeteci hapiste. Ben temaslarda bulunmak  üzere Avrupa’ya gittiğimde 51 gazeteci hapisteydi. Avrupalılara  meseleleri anlatabilmek için -onlann dilindenmedya, yargı ve saydamlık  raporu hazırladık.</p>
<p><strong>AİLE SİGORTASI</strong></p>
<p>Aile sigortası, cumhuriyet tarihinin en  büyük gelir dağılım projesidir. Özgür bir toplum, ekonomik güvencesi  olan bir toplumla sağlanabilir. Yoksul kesimleri bir siyasi partinin  arka bahçesi olmaktan çıkarmak istiyoruz. Bunu aynı zamanda bireyin ve  sivil toplumun güçlenmesi için de önemsiyoruz. AKP, yoksul kesimlerin  kendi arka bahçesi olmaya devam etmesini istiyor. Aile sigortası konusu  bizim şimdiye kadar oy alamadığımız bir kesimi doğrudan ilgilendiriyor.  İnsanlann ekonomik özgürlüğü olmadan siyasi özgürlüğünün olmayacağına  inanıyoruz. Kul köle isem, minnet duygusu taşıyorsam, kimseye karşı  tarafsız olamam.</p>
<p><strong>STATÜKOCULUK TARTIŞMASI</strong></p>
<p>CHP için statükocu bir parti algısı var.  Biz bunu değiştiriyoruz. Bize göre asıl statükocu parti AKP’dir. AKP  statükocu olmasaydı yüzde 10 barajının kalkmasına, 53. Maddeye sıcak  bakardı. Anayasa konusunda da “Gelin hangi maddeleri ele alacağımıza  dair komisyon kuralım” dedik, yanaşmadılar. AKP demokras ve özgürlüğü  sadece kendisi için istiyor.</p>
<p><strong>DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARI</strong></p>
<p>Gazeteciler yürümeye başlamışsa o  toplumda demokrasi askıya alınmış demektir. AKP kendi devletini ve kendi  derin devletini oluşturdu ve buna koşulsuz sahip çıkıyor. Biz sivil  toplumla daha güçlü bir ilişki kurmak istiyoruz ama bu “illa bize oy  verin” gibi bir ilişki değil. Hedefimiz, merkezi sivil toplum olan özgür  insanlar yaratabilmek. Toplumda bir huzursuzluk çıktığında baskıyla  durdurmaya çalışıyorlar. Herkese sıra gelecek. İktidarda kalmasının yolu  bu baskıyı artırmaktan geçiyor.</p>
<p><strong>BEDELLİ ASKERLİK KONUSU</strong></p>
<p>Bedelli veya bedelsiz, biz belli bir  ısrar içinde değiliz. Çözüm istenirse bulunur. Her iki türlü de  olabilir. Hepimiz askerlik yaptık, üç aşağı beş yukan nasıl olduğunu  biliyoruz. Gelin süresini kısaltalım. Milyonlarca asker besleyip hantal  bir yapı oluşturmak doğru değil. Ülke kaynağının daha rasyonel  kullanılması lazım. Bedelli askerlik beklentisi içinde olanlar ciddi bir  yığılmaya neden oldu. İnsanlar “Bedel ödemeye hazınz” diyor. Biz askeri  harcamalann şeffaf olmasını istiyoruz. Ben dört ay askerlik yaptım.  Nasıl dört aylık askerlikle yurdu koruyabiliyorsam 9 ay askerlik yapan  da koruyabilir.</p>
<h2>RADİKAL Gazetesi / Koray Çalışkan – Yeni CHP eski sosyal demokrasiyle barışıyor mu?</h2>
<p>Dün sabah CHP Genel Başkanı Kemal  Kılıçdaroğlu, gazetecilerle bir araya geldiği kahvaltıda ‘Sivil Toplum:  Özgür İnsan, Kardeşçe Yaşam’ adlı raporu sundu. Rapor CHP açısından  önemli değişiklikler öngörüyor. CHP’nin sivil toplum anlayışını  özetleyen rapor, sosyal demokrat prensiplere dönüşün işaretlerini  veriyor. Devlet güdümüne, cemaatçi siyasete ve neo-liberalizme karşı bir  CHP ortaya çıkıyor. Açıkçası şaşırdım.</p>
<p><strong>Neo-liberalizme gerçekten karşı mı?</strong></p>
<p>Sosyalist partilerin en şiddetle  eleştirdikleri küresel yıkım neo-liberalizm olmuştur. Piyasa  egemenliğine dayanan ve bireyi kapitalizm karşısında yalnız bırakan bu  ideoloji ve pratiğe karşı CHP uzun zamandır sessizdi. Sınıf çıkarlı reel  siyaset yerine, sembollere dayanan kültür siyaseti yapan CHP sosyal  demokrasiden uzaklaşmış, lafta solda duran bir partiye dönüşmüştü.</p>
<p>Sunumu Kılıçdaroğlu ile birlikte yapan  Aykan Erdemir, Umut Oran ve Sencer Ayata, piyasa ilişkilerinin Türkiye  toplumunu çözdüğünü, örgütlenmeyi aşağı çektiğini, taşeronlaşmanın  kontrolden çıktığını ve sosyal devletin yok edildiğini anlattılar.</p>
<p>CHP’nin çözümü ne? Örgütlü toplumun  özendirildiği, (sarı olmayan) sendikaların güçlendiği, cemaatlerin  sosyal devletin çekildiği alana doluşmadığı bir Türkiye yaratmak.  Kılıçdaroğlu’na göre bu hareket yeni bir devrim öngörüyor: Örgütlü  demokrasi devrimi. Bu devrimin başarmaya çalıştığı şey sivil toplumu  güçlendirerek örgütlü bireylerin piyasa, cemaatler ve devlet karşısında  özerk ve güçlü olmasını sağlamak. CHP Genel Başkanı’na göre ancak bu  yolla sosyal demokrat prensipler hayata geçecek.</p>
<p><strong>Piyasa böyle kötüyse?</strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu daha yeni ‘bedelli  askerlik’ önerisini dillendirmişti. Anlatılanlarla yapılanlar arasında  birbirini tutmayan bir şey vardı. Sordum: “Yoksulların haklarını savunan  bir program inşa ediyorsunuz ama maddi durumu iyi olanları kayıracak  bir bedelli askerlik öneriyorsunuz. Neo-liberalizmi eleştiriyorsunuz ama  küresel neo-liberalizmi kuran Dünya Bankası ve IMF gibi kurumların  yıllardır dillendirdiği ‘Sivil toplum gelişse demokrasi gelişir’  söylemini yeniden üretiyorsunuz. 12.7 milyon yoksuldan bahsediyorsunuz  ama bu yoksulların STK’lara uzak durduğunu ve ancak orta sınıfların ve  varsılların sahiplendiği sivil toplum projesini destekliyorsunuz. Nasıl  oluyor?”</p>
<p>Önce ‘bedelli askerlik’ önerisinin  ‘bedelsiz’ de olabileceğini söyledi. Kılıçdaroğlu’na göre önemli olan  askerliğin süresinin azaltılması ve hatta uzun vadede profesyonel orduya  geçilmesiydi. Askeri harcamaların kısılmasını ve şeffaflaşmasını  istediğini anlattı. Gençlerin çok daha kısa askerlik yapmaları için  uğraşacağını söyledi. Yoksulların STK’lara üye olacak güçlerinin  olmadığını bildiğini ama piyasanın yıkıcı etkisinin azaltıldığı  takdirde, yoksulların da örgütlenecek gücünün olacağına ve cemaatlerden  bağımsız ve özerk bir siyasete katılabileceklerine inandığını ekledi.</p>
<p><strong>CHP samimi mi?</strong></p>
<p>Zaman içinde daha açık göreceğiz. Ancak  şu noktada görmeliyiz ki sosyalistlerin savunduğu birçok pozisyon CHP’de  daha sıkça dillendiriliyor. Örgütsel olarak bu pozisyon ne kadar  geliştirilebilir ve bu yeni duruşun iktisat politikalarındaki yansıması  ne olacak zaman gösterecek. Ama eski ve hantal CHP’den dinamik ve solda  fikirler çıkıyor. Bu dönüşümü daha dikkatli izlemeli.</p>
<p>Raporu sunanlardan CHP Parti Meclisi  üyesi Aykan Erdemir ODTÜ’lü bir öğretim üyesidir. Hemen bizim sendikaya  bir mesaj attım. “Sendikalardan ve örgütlenmeden bahsediyorlar, Aykan  Bey Eğitim-Sen’li mi bir bakar mısınız” diye sordum. Yanıt bir dakikada  geldi. Sendikalıymış hem de gayet aktifmiş. Toplantı çıkışı uzunca  konuştuk. Öğrendim ki ABD’de çalışırken aynı sendikada örgütçü olarak  çalışmışız. Hem de elitist öğretim görevlileri sendikasında değil,  (Amerika’ya göre) solcu Birleşik Otomobil İşçileri Sendikası’nda.</p>
<p>“CHP hiç değişmiyor” ya da “CHP çok  değişti, artık tamamen yeni bir parti” diyenler CHP’ye daha dikkatle  bakmalı. Türkiye’de sembol siyaseti yerini asli siyasete bırakırken  herkes değişmek zorunda.</p>
<h2>SÖZCÜ Gazetesi / Saygı Öztürk – AKP’nin, “Gündemi Saptırma Merkezi</h2>
<p>Seçimler yaklaştıkça diğer partiler gibi  CHP’de hareketlilik artıyor. Akşam. Genel Başkan Yardımcısı Gürsel  Tekin önemli olaylar anlatıyor, daha bunu yazamadan sabah CHP Genel  Başkanı Kemal Kılıçdaroglu. yardımdan Prof .Dr. Sencer Ayata ve Umut  Orandan sivil toplum örgütleriyle hedeflenen<strong> “özgür insan, kardeşçe yaşam”</strong>ı dinliyoruz.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, sorular karşısında son  derece rahat. Cemevlerinin ibadethane olabileceğini, sünni vatandaşlann  da inanç temelli eksiklikleri varsa onlann da giderileceğini, siyasetin  maneviyata müdahalesinin kabul edilemeyeceğini anlatıyor.</p>
<p>CHP Genel Başkanı, <strong>“sivil toplum”u</strong> demokrasinin fidanlığı olarak gördüklerini, bu fidanlığı tüm gücüyle  AKP’nin baskıcı, cezalandıncı politikalanna karşı koruyacaklarını  belirtiyor. <strong>“Daha güçlü sivil toplum için”</strong> CHP’nin devlet, cemaat ve çevre baskısına karşı olduğunu ifade ediyor ve bu alanda yapılacaktan şöyle özetliyor:</p>
<p><strong>“Devlet güdümlü sivü toplum  anlayışına son verilecek. Bunların yönetime katılması için yasa  çıkanlacak. Bürokratik engeller kaldırılacak, yardım toplamak  kolaylaştırılacak, vergi avantajları artırılacak, okullara sivil toplum  dersi konulacak, örgütlere ofis ve sekretarya desteğinde bulunulacak,  kamu yararına çalışan kuruluşlara kaynak aktarılacak, kadınlara pozitif  ayrımcılık yapılacak…” </strong></p>
<p><strong>Kısa adına “GSM” diyor </strong></p>
<p>CHP. Aile Sigortası, sivil toplum  kuruluşlanyla ilişkiler gibi önemli çalışmalar yaparken, bir de  bakıyorsunuz birden Türkiye gündemine “taciz” iddiasıyla oturuyor. Bir  hanım gazeteci “kale” olarak nitelendirdiği CHP Genel Merkezinde.  “Baykalbana tacizde bulundu” diyor.</p>
<p>CHP kurmaylan. bu olayın arkasında başka  güçler olduğunu, yönlendirmeler bulunduğunu düşünüyor. Kılıçdaroğlu’na  “kayıt” cihazlan verin, “falanca kişinin yatak odasında bile  gönlntülerini getiririm” denildiği anlatılıyor. Kılıçdaroglu da Baykal  da Gürsel Tekin de tuzaklara düşmüyor. Ama “takibe meraklı” CHP’nin  TBMM’deki önemli ismi, ne yazık ki gazetecilerin peşine birilerini  takmayı ihmal etmiyor. Bu da. onun ayıbı…</p>
<p>Kılıçdaroğlu Baykal ve Tekinin ifadeleri  “ahnacak-alınmayacak” derken ifadelerin alınacağını öğreniyoruz. Yani  önümüzdeki günler. CHP’nin yakasını “fcaciz”!i ifadeler bırakmayacak  gibi gözüküyor.</p>
<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel  Tekin, “AKP’nin emrinde GSM var” diyor. İlk akla gelen cep telefonu  şirketi oluyor. Ama ilgisi yok. GSM, Gürsel Tekin e göre “Gündemi  Saptırma Merkezfdir. Ne yapar, ne eder bu merkez, onu de Tekin’den  dinliyorum:</p>
<p>“Bu hükümet, hem iktidar, hem muhalefet,  iktidarda ama, çözmesi gerekenleri çözmüyor, onlar daha çok şikayetçi  oluyor. Ülkede yolsuzluk, yoksulluk almış başını gidiyor. Bunlardan da  iktidar şikayetçi. Yolsuzluğu, yoksulluğu, işsizliği unutturmak için  belli dönemlerde hemen devreye GSM giriyor, gündemi saptınyor.</p>
<p>GSM’nin emrinde gazeteler,  televizyonlar, radyolar, araştırma şirketleri, bazı sivil toplum  kuruluşlan var. Duruma göre devreye sokuluyor. Asıl gündemden halkı  uzaklaştınp. dikkatleri hükümetin üzerinden başka yönlere çekiyor.</p>
<p><strong>Yardımda bile yolsuzluk var </strong></p>
<p>AKP kurulduğunda, “3-Y” ile yani  yolsuzlukla, yoksullukla, yasaklarla mücadele edeceğini vaat ediyordu.  Başbakan, sıkışınca 1940lara. 1950′lere dönüp CHP’yi suçluyor. Allah’tan  korksun, daha biz o zaman doğmamıştık bile. Bıraksın 60-70 yıl öncesini  de, şimdiki dönemi, günceli konuşsun.</p>
<p>Yoksulluğun boyutunu yaptıklan yardımlan  açıklayarak zaten anlatıyorlar. Yoksula yardım yapıyoruz’ derken o  yapılan yardımlar üzerinden bu kez yolsuzluk yapıyorlar. Sadece  kömürdeki vurgun 1 katrilyon liranın üzerinde olduğu raporlarla sabit.  Türkiye’yi yolsuzluklarda Avrupa ülkeleri içinde birinci sıraya  yükselttiler.</p>
<p>‘Yasaklan kaldırdık’ diyenler,  muhalefetin sesinin çıkmasına bile tahammül edemiyor. Böyle bir iktidar  olur mu? Basının üzerinde alabildiğine baskı var. Birkaçı hariç  televizyonlar, gazeteler gündem değiştirileceği zaman devreye sokuluyor  ve böylece algı değiştirmek isteniyor. AKP, GSM’yi devreye sokup ‘belden  aşağı’ vuruşlar içine giriyor.</p>
<p>Seçim anketleri yapan bazı şirketler  var. Bunlann amacı AKP lehine psikolojik hava oluşturmak. Birkaçı hariç  bunlann AKP’li belediyelerle, kamu kuruluşlanyla iş yaptıklannı  bilmediğimizi mi sanıyorlar. İşin ilginci, anket sonuçlanndan en çok da  CHP seçmeni etkileniyor. Her zaman diyorum, seçimden sonra onlann  arkasına teneke bağlayacağız. GSM’nin yeni görevi, CHP’yi  itirjarstzlaştirmak Bunun için harekete geçilmiş durumda. Yeni bir takım  olaylar gündeme getirilebilirler. Devleti teslim alanlar, basını teslim  alanlar, CHP’yi de teslim almak istiyorlar. CHP düşmanlığı yaratmak  isteyenler, amaçlarına ulaşamaz.</p>
<p><strong>Artık, dava açacağız </strong></p>
<p>Bugüne kadar yazılanlar, söylenenler  için dava açmıyorduk. Bizlerin de onum, haysiyeti var. Kimseyi tehdit  etmiyoruz ama artık bize karşı vicdansızlık yapmasınlar. Yandaş medya da  haddini bilecektir, herkes haddini bilecektir. Yeter artık…” CHP ve  Genel Başkanı Kılıçdaroglu. askerlik, aile sigortası, sivil toplum  kuruluşlan. tarikat ve cemaatlere yaklaşımıyla hayli ezber bozuyor.  Önümüzdeki günlerde önemli projelerini anlatmaya devam edecek. Önemli  bir değişim yaşanıyor…</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>VATAN Gazetesi / Aydın Ayaydın – Ana muhalefet partisi sivil toplumla barışıyor</h2>
<p>Uzun yıllar sivil toplum örgütleriyle sıcak ilişki kuramayan CHP bu durumu değiştirmeye çalışıyor.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, sivil toplum örgütlerinin güçlendirilmesi ve karar mekanizmalarında yer alabilmesi için bir dizi proje geliştirdi.</p>
<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurmayları Prof. Dr. Sencer  Ayayta ve Umut Oran ile birlikte davet ettiği köşe yazarlarına, aile  sigortasından sonra “Özgür insan, kardeşçe yaşam sivil toplum” projesini  tanıttı. Bu projenin sunumundan önce Kılıçdaroğlu, “dün İstanbul ve  Ankara’daki iki eyleme değindi: “Dikkatinizi çekerim, eylem yapan iki  grup da entelektüel birikimi olan kişiler. Gazeteciler ve doktorlar  yürüdü. Bir ülkede gazeteciler, ellerinden kalemleri alınıp hapse  atılıyorsa o ülkede basın özgürlüğünden bahsedilemez. Oysa bu ülkenin  bakanı çıkıp bizdeki basın özgürlüğü ABD’de bile yok diyebiliyor.  Herhalde Bakanın bahsettiği basın, besleme basın olmalı.”</p>
<p>Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: “Aile sigortası ile yoksullar siyasi  iktidarların arka bahçesi olmayacak, önce ekonomik bağımsızlığını  kazanacak, sonra da siyasal görüşünü özgürce ortaya koyacak.  Düşüncelerini özgürce dile getiren bir sivil toplum hedefliyoruz. Sivil  toplum, demokrasi açısından tepkilerini yürekli olarak dile  getirmelidir. Korkmadıkları bir yapı sunulmalı ve talepleri  değerlendirilmelidir. Karadeniz derelerinin kardeşliği HES’lere karşı  tepkisini ortaya koydu. Bu kardeşlik mücadelesini aynı kültürden, aynı  düşünceden insanlar değil, farklı gruplardan kişiler veriyordu. Ama  çevre adına tepkilerini ortaya koyarak sonuç almayı da başardılar. İşte  bahsettiğimiz sivil toplum bu.”</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun sunumundan önemli bazı bölümler şöyleydi:</p>
<p><strong>CHP örgütlü sivil toplumun partisi</strong></p>
<p>CHP, kendisini bir zümrenin, ırka dayalı bir aidiyetin ya da yerleşik  iktidar güçlerinin değil örgütlü sivil toplumun partisi olarak görür.</p>
<p>İnsanın özgür olabilmesi; baskıcı devlet uygulamalarının yanı sıra  insanları itaat ve bağımlılığa zorlayan çevre ve cemaat (dini anlamdaki  cemaatlerden bahsedilmiyor) baskılarına son verilmesi, ekonomik  bağımsızlık ve toplumsal güvence koşullarına bağlıdır. CHP, insanın  özgürlüğünün, onları dizginlenmemiş piyasanın insafına terk etmeyen,  güçlü bir sosyal devlet tarafından gerçekleştirilebileceğini öngörür.  Sosyal devlet, kardeşliğe yatırımdır. Sosyal demokratların kardeşlik  anlayışının temelinde duygudaşlık vardır. Çünkü duygudaşlık topluluk  ruhunu canlandırır. Yurttaşların birbirlerinin sorunlarına duyarlı  olmalarını ve birbirlerine destek olmalarını sağlar.</p>
<p><strong>CHP’nin Sivil Toplum Anlayışı</strong></p>
<p>CHP’nin sivil toplum anlayışı;</p>
<p>Devlet güdümünde değil, toplum merkezlidir.</p>
<p>Devlet güdümünde değil, toplum merkezli.</p>
<p>Kısıtlayıcı değil, destekleyici.</p>
<p>Engelleyici değil, güçlendirici.</p>
<p>Cezalandırıcı değil, yüreklendirici.</p>
<p>Dışlayıcı değil, kapsayıcı,</p>
<p>Baskıcı cemaat (dini cemaat kastedilmiyor) merkezli değildir.</p>
<p>İnsanın insana boyun eğmesi anlayışını reddeder.</p>
<p>Özellikle kadınlar ve gençlerin özgürlüğünü kısıtlayan çevre ve cemaat baskısına karşı çıkar.</p>
<p>Neo-liberal dogma merkezli değildir.</p>
<p>İnsanların siyasi, toplumsal ve kültürel kaynaklara erişimlerini piyasadaki kazançlarıyla sınırlandıran anlayışı reddeder.</p>
<p>CHP, partizanlaşan yandaş sivil toplum kuruluşlarına karşı, özerkliğini koruyan sivil toplum anlayışını savunur.</p>
<p>CHP kayırmacı ve dışlayıcı devlet-sivil toplum ilişkisi anlayışını reddeder.</p>
<p>Sivil toplum, iktidarların otoriter eğilimlerine demokratik yoldan karşı çıkmanın en etkili aracıdır.</p>
<p><strong>‘Bazı STK’lar hükümetin yan kuruluşu haline geldi’</strong></p>
<p>CHP lideri cemaatler ile STK’lar arasındaki ilişkileri ise şöyle  tanımlıyor: “Din ve inanç temelli kuruluşların bir bölümü faaliyetlerini  tamamen çağdaş ve demokratik sivil toplum kuruluşları gibi  sürdürmektedir. Bunlar, başta toplumsal dayanışmayı geliştirme olmak  üzere bireylerin yalnızlaşmasını önleyen ve manevi doyuma ulaşmalarını  sağlayan önemli faaliyetler yürütmektedir. Bununla birlikte, bazı din ve  inanç temelli sivil toplum kuruluşlarının uzun dönemde demokrasi ve  sağlıklı bir sivil toplumun geliştirilmesi hedefi ile bağdaşmayan  yönleri bulunduğunu da göz ardı etmemek gerekir. Özellikle de son yirmi  yılda, bu kuruluşların bazıları sivil toplumun asli amaçlarından  uzaklaşmıştır. Bunlara örnek olarak, bazı kuruluşların hükümetlerin  uzantısı haline gelmeleri, içine hükümetleri de alan yolsuzluklara  bulaşmaları veya tamamen kâr amaçlı faaliyetlere odaklanmaları  gösterilebilir. Bu kuruluşlar aynı zamanda katı hiyerarşik iç yapılar  oluşturmakta ve böylece otoriter değerlerin yaygınlaşmasına yol  açmaktadır. Bazı kuruluşlar ise kendilerine yakın görmedikleri toplum  kesimleri hakkında kuvvetli önyargılar aşılamaktadırlar. Ataerkil  değerlerin ön plana çıkartılarak kadınların arka planda tutulması yine  bazı örgütlerde karşılaştığımız önemli bir sorundur.</p>
<p>CHP, biat kültürü ve bağımlılık ilişkileri yaratarak mensuplarına özel çıkar sağlayan anlayışı reddeder.</p>
<p><strong>AKP gölgesinde STK</strong></p>
<p>Türkiye’de sivil toplumun zaten sınırlı olan özerkliği, AKP  iktidarının baskıcı politikaları nedeniyle hızla erozyona uğramaktadır.  Bürokraside, yerel yönetimlerde, medya ve iş dünyasında muhaliflerini  sindirmeye çalışan AKP iktidarı, sivil toplum alanını da kendisine biat  etmeye zorlamaktadır. AKP’nin tekelci zihniyeti, farklı toplum  tasarımına sahip olan sivil toplum örgütlerini yoğun yaftalama  politikaları ile kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır.  Sivil toplum kuruluşları AKP’nin güdümüne girmek ya da ‘bertaraf olmak’  ikilemi ile karşı karşıya bırakılmaktadır. Hükümet güdümünde hareket  eden bazı sivil toplum kuruluşları devlet olanaklarını kullanarak kâr,  hatta rant amaçlı hale gelmiştir. Bu kuruluşlar haksız rekabet ve  taraflı korumacılık sayesinde mali kaynak, üye sayısı ve medyada  görünürlük açısından hızla büyümektedir. Bu kuruluşların düzenli  denetlenmemesi bir yana, aleyhlerindeki yolsuzluk iddiaları örtbas  edilmektedir.</p>
<p>Hükümet yanlısı birçok sivil toplum kuruluşu özerkliklerini tamamen yitirmiş ve bir hükümet kuruluşu haline dönüşmüşlerdir.“</p>
<p><strong>CHP’den herkese bedelli askerlik!</strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu, “Biz, işini korumak isteyen dar gelirliye de krediyle bedelli askerlik imkanı sağlayacağız” dedi</p>
<p>CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme getirdiği ‘bedelli askerlik’ konusunda yaptıkları çalışmayı anlattı:</p>
<p>“Arkadaşlarıma talimat verdim. İki türlü çalışma yapılıyor. Öncelikli  amacımız, zengin fakir ayırımını ortadan kaldıran mevcut birikimi  eritmek amacıyla, bedelsiz kısa dönem askerlik uygulaması. İkincisi,  Hükümet ‘Yok, paraya ihtiyacımız var’ der ise ona da varız. Bu kez  bedelli askerlik. Amaç askerliğini yapmayan önemli bir kitlenin bu  sorununu çözmek. Bedelli askerlik olsa bile, bu sadece zenginler için  değil. Dar gelirlilerin de mevcut işini kaybetmemek ve de aile  düzenlerini korumaya yönelik bir uygulama olacak. İnsanlar işini ve  gelirini kaybetmeden askerlik sorununu çözecek.”</p>
<p><strong>Parası olmayana kredi…</strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu, eşitlik ilkesi gereği parası olmayanlara da ‘bedelli  askerlik’ imkanını nasıl sağlayacaklarını da şöyle anlattı: “Parası  olmayan gençlere de, finans kuruluşlarından sağlanacak kredi  imkanlarıyla bedelli askerlik yapma imkanı getireceğiz. CHP olarak bu  teklifimizi kısa sürede vereceğiz.”</p>
<p><strong>‘STK’lar için yasal düzenlemeler yapılacak’</strong></p>
<p>CHP STK’larla ilgili bir dizi yasal düzenleme yapmayı da vaat ediyor.  Bu alandaki eksiklikleri ise şöyle tespit ediliyor: AKP iktidarının  baskıcı geleneği STK’lar üzerinde de sürüyor. STK’lar ciddi maddi kaynak  sıkıntısı çekiyor. STK’larda da cinsiyet eşitsizliği ve bölgeler arası  dengesizlik var. ST’ların görünürlük sorunu var. Çalışmaları medyada  yeteri karad yer almıyor.</p>
<p>Bu tespitleri yapan CHP daha güçlü sivil toplum için söz veriyor ve şu vaatlerde bulunuyor:</p>
<p>1- Devlet güdümlü sivil toplum anlayışına son verilecek</p>
<p>2- Sivil toplumun yönetime katılması için yasa çıkaracak</p>
<p>3- Bürokratik engeller kaldırılacak</p>
<p>4- Yardım toplamak kolaylaşacak</p>
<p>5- Vergi avantajları artırılacak</p>
<p>6- Cezacı yaklaşıma son verilecek</p>
<p>7- Okullara sivil toplum dersi</p>
<p>8- Sivil toplum örgütlerine ofis ve sekretarya</p>
<p>9- Daha çok ve şeffaf kamu kaynağı</p>
<p>10- İç ve dış destek başvurularına devlet desteği</p>
<p>11- Kadınlara pozitif ayrımcılık</p>
<p>12- Çoğulculuğu besleyen internet ortamı sansürden uzaklaştırılacak.</p>
<p><strong>‘İktidar, cemaatlere kaynak aktarıyor’</strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu, “İnanç gruplarının inançları doğrultusunda bir araya  gelip düşüncelerini dile getirmelerine bir diyeceğimiz yok. Ancak bir  siyasi partinin arka bahçesi haline gelip siyasileri yönlendirmeye  çalışmalarını benimseyemeyiz. Bu cemaatler istediği partiyi  destekleyebilir. Ancak inanç birlikteliğinin ötesinde siyasetin farklı  bir şey olduğunu onlara hatırlatmakta yarar vardır. Cemaatlerin siyasete  katkılarının yanında, aksine, iktidar tarafından bu gruba kaynak  aktarıldığı yönünde bilgilere sahibiz” dedi.</p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu şehit aileleri ile yemekte buluşacak</strong></p>
<p>CHP lideri Kılıçdaroğlu bugün 19.30’da Bilkent Otel’de şehit aileleri  ile yemek yiyecek. Kılıçdaroğlu’nun talimatı ile yapılan organizasyonu,  Kılıçdaroğlu’nun askeri danışmanlığını yapan Anıtkabir eski Komutanı  Emekli Albay Recep Cengiz organize etti. Yemeğe, gazi ve şehit aileleri  dernekleri davet edildi.</p>
<h2>ZAMAN Gazetesi / Mustafa Ünal - <strong>CHP’nin ‘sivil toplum’ açılımı</strong></h2>
<p>CHP devlet odaklı politikalar üretmiş bir parti. Bu statükocu  yaklaşımın faydasını değil zararını gördü. Çok partili dönemde sandıktan  hiç iktidar olarak çıkamadı. Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte pek cesur  olmasa da katı politikalarda esneme başladı.</p>
<p>Türbanı kimi CHP’liler simgesel olarak Hitler’in gamalı haçına  benzetirken Kılıçdaroğlu’nun “Üniversitelerde başörtüsü serbest olmalı.”  çıkışı ileri bir adımdı. Bugün her alanda olmasa bile CHP’nin kimi  politikalarında bir ‘değişim sancısının’ yaşandığını söylemek mümkün.</p>
<p>Sivil toplum örgütlerine yaklaşım bunlardan biri… Kılıçdaroğlu dün  bir grup basın mensubuna ‘Özgür insan, kardeşçe yaşam’ sloganıyla  CHP’nin ‘sivil topluma’ nasıl baktığını anlattı. Yeni politika bir  çalışmanın ürünü… Raporu hazırlayan genel başkan yardımcıları Sencer  Ayata ile Umut Oran… Prof. Ayata bir toplum bilimci… Sivil toplum onun  akademisyen olarak da ihtisas alanına giriyor.</p>
<p>Dün o toplantıda sivil toplum adına söylenen her söz, CHP için yeni  yaklaşım, yeni politika anlamına geliyordu. Kılıçdaroğlu, “Güçlü devlet,  zayıf sivil toplum anlayışını tersyüz edeceğiz.” diye başladı söze ve  “Sivil toplum güçlü olursa devlet güçlü olur.” dedi.</p>
<p>Ardından bir tespit yaptı ve CHP’nin bugüne kadar sivil toplum  örgütleriyle samimi ve derinlikli ilişki kuramadığından yakındı.  Kılıçdaroğlu burada haklı. Sivil toplumdan kasıt sadece dernek ve  vakıflar değil, her türlü inanç grubu…</p>
<p>CHP bugüne kadar sivil toplum örgütlerine devletin gözüyle baktı. Bir  sosyal gerçeklik olarak görmedi. Güvenlik perspektifinden  değerlendirdi; laiklik, rejim kriterlerine tabi tuttu. Kimini ‘tehlike’  saydı, kimini ‘tehdit’ olarak algıladı.</p>
<p>Bir ara sivil toplumun anlamını değiştirdi. Hatırlayacaksınız, “TSK  sivil toplum örgütüdür.” diyen CHP’liler çıktı. Sivil toplum örgütlerine  devlet ve güvenlik odaklı bakınca kaçınılmaz olarak siyaseten yakınlık  duyduğu çok azıyla sağlıklı ilişki kurabildi.</p>
<p>CHP düne kadar sivil toplum örgütlerini özellikle de dinî grupları  istihbarat teşkilatlarının raporları, güvenlik birimlerinin  değerlendirmeleri ışığında yorumlardı. Şimdi bilime yöneldi… Ve teorik  düzeyde de olsa CHP’nin sivil toplumu bir sosyal olgu olarak görmesi  ileri bir adım. Türkiye için küçük olabilir ama CHP için büyük bir adım  olduğu kesin.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’na bazı dinî gruplar vurgulanarak sivil toplum  açılımının pratiğe dönük yansımaları da soruldu. Cevabı özetle şöyle  oldu: “Biz her türlü sivil toplum örgütünü savunuyoruz. Düşünce ve  inanca yasak getirmekten yana değiliz. Dinî inanç gruplarının bir araya  gelerek yaşamalarını, örgütlenmesini kimse yasaklayamaz. Biz inanç  gruplarına saygılıyız. Siyasete belli bir mesafe içinde olmasını  istiyoruz. İnanç birlikteliği siyasetin ötesinde olmalı. Etnik ve inanç  örgütlenmesi Türkiye’ye özgü değil, Avrupa’da da var. Devletin  insanların manevi dünyasına, inançlarına müdahale etmesini doğru  bulmuyoruz.”</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun içinde hiç rejim, laiklik, tehlike ve tehdit  geçmeyen sözleri CHP’nin her türlü inanç grubunu kabullendiği, her türlü  sivil toplum örgütünü bir sosyal gerçeklik olarak benimsediği anlamına  gelmiyor mu? Bence geliyor.</p>
<p>CHP liderinin kimi eleştirileri de vardı. Bunlar daha çok siyasî  içerikliydi. Kuşkusuz raporda da itiraz edilecek hususlar yok değil,  var. Sivil toplum örgütlerine biraz daha içeriden bakılabilirdi  sözgelimi. Ancak ben bardağın dolu tarafıyla ilgiliyim. CHP’nin her  türlü sivil toplum örgütünü kabullenmesi ‘yeni politika’ anlamına  geliyor.</p>
<p>Bakalım raporda yazanlar ve söylenen sözler ‘eylem planına’ dönüşecek mi?</p>
<script type="text/javascript">jQuery(document).ready(function($) { window.setTimeout('loadFBShare_41()',1000); });</script><script type="text/javascript"> function loadFBShare_41(){ jQuery(document).ready(function($) { $('.dd-fbshare-41').remove(); $.getScript('http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share'); }); }</script><!-- Social Buttons Voted Counts Generated by Digg Digg plugin v4.5.0.7, 
    Author : Yong Mook Kim
    Website : http://www.mkyong.com/blog/digg-digg-wordpress-plugin/ -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.leventkildir.com/haber/v1/sivil-toplum-ozgur-insan-kardesce-yasam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DÜNDEN BUGÜNE &#8220;KADINLAR GÜNÜ&#8221; &#8211; Türkiyede 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü</title>
		<link>https://www.leventkildir.com/haber/v1/8-mart-kadinlar-gunu/</link>
		<comments>https://www.leventkildir.com/haber/v1/8-mart-kadinlar-gunu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2011 17:55:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.leventkildir.com/haber/v1/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[8 Mart günü Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanır. Bu gün kadınlar tarafından ve / ya da kadınlar için konferans, gösteri ve eğlence gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar arası dayanışma ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanır. Kadınlara özgü bir günün var olması &#8230; <a href="https://www.leventkildir.com/haber/v1/8-mart-kadinlar-gunu/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='dd_post_share'><div class='dd_buttons'><div class='dd_button'><div class='dd-fbshare-ajax-load dd-fbshare-37'></div><a class='DD_FBSHARE_AJAX_37' name='fb_share' type='box_count' share_url='https://www.leventkildir.com/haber/v1/8-mart-kadinlar-gunu/' href='http://www.facebook.com/sharer.php'></a></div></div><div style='clear:both'></div></div><p><strong><a href="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/resim5.jpg" rel="lightbox[37]"><img class="alignright size-medium wp-image-38" title="resim" src="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/resim5-300x191.jpg" alt="" width="300" height="191" /></a>8  Mart günü Dünya   Kadınlar Günü olarak kutlanır. Bu gün kadınlar  tarafından ve / ya da kadınlar   için konferans, gösteri ve eğlence gibi  çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar   arası dayanışma ve  kadınların toplumdan beklentileri vurgulanır.</strong></p>
<p>Kadınlara  özgü bir   günün var olması düşüncesi ilk kez, 26-27 Ağustos 1910’da  Kopenhag’da düzenlenen   Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında  ortaya atıldı ve kabul edildi. Bir   çok ülkede her yıl kutlanmaya  başladı.  İsveç’te ise 1912 yılından itibaren kutlanmaya başladı.</p>
<p><strong><strong><span id="more-37"></span></strong></p>
<p></strong></p>
<p>Ancak ilk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen  tarihlerde ama her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak  saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar  Konferansı tarafından olmuştur.</p>
<p>İki dünya savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması  yasaklanan Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik  Devletleri’nde de kutlanılmaya başlamasıyla daha güçlü bir şekilde  gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1977 yılında 8 Mart’ın  Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kabul etti.</p>
<p><em>Kaynak: NATIONALENCYKLOPEDIN</em></p>
<p><strong>İLGİNÇ BİLGİLER</strong></p>
<p><em>Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre;</p>
<p></em><strong>1.</strong> Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.<br />
<strong>2.</strong> Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.<br />
<strong>3. </strong>Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.<br />
<strong>4. </strong>Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü  erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin %  90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler.</p>
<p><strong>Türkiye’den Rakamlar ( Milliyet, 8 Mart 2001)</strong><br />
<strong>1.</strong> Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.<br />
<strong>2.</strong> Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.<br />
<strong>3. </strong>Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.</p>
<p><strong>DÜNDEN BUGÜNE &#8220;KADINLAR GÜNÜ&#8221;</strong></p>
<p>Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800&#8242;lü yıllarda bir tekstil  fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden kadın işçilerin  fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde  kurulan barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi Kadınlar tüm  dünyada olduğu gibi ülkemizde de 8 Mart&#8217;ta eşitlik isteklerini daha  yüksek sesle dile getiriyorlar.</p>
<p>8 Mart&#8217;ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması, uluslararası  düzeyde kabul gören bir hal alması 1970&#8242;lere rastlasa da, bu tarihe  kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama  isteğinin gündeme gelişi 1800&#8242;lerin ortasını bulur. ABD&#8217;nin New York  kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800&#8242;lü  yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin  karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele  vermektedir. Ama bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek  bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için  son çare olarak greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir  şekilde müdahale ederler. Greve giden kadınlar fabrika binasına  kilitlenirler. Patronlar bu yolla grevin başka fabrikalara sıçramasını  engellemek isterler. Ancak beklenmedik bir şey olur ve fabrika yanmaya  başlar. Ne yazık ki yangından fabrikada bulunan kadın işçilerden çok azı  kaçarak kurtulmayı başarır Yanan fabrikadan kaçmayı ve fabrikanın  çevresine kurulmuş olan barikatları aşmayı başaramayan 129 kadın işçi  yanarak ölür.</p>
<p>Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki kadınlar da mücadeleye devam  ederler. Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde seçme ve seçilme  hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin  yeniden düzenlenmesi gibi konular bulunmaktadır. Dünya Kadınlar Gününde  bugün de ilk başlarda yapıldığı gibi eşitlik için, bağımsızlık için,  politik haksızlıkların ortadan kalkması için, daha iyi yaşama ve çalışma  koşulları elde edebilmek için çalışılıyor.</p>
<p><strong>TÜRKİYE&#8217;DE 8 MART KADINLAR GÜNÜ</strong></p>
<p>İlk kez 1921 yılında &#8220;Emekçi Kadınlar Günü&#8221; olarak kutlanmaya  başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa  taşındı.</p>
<p>&#8220;Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı&#8221; programında Türkiye de  etkilenmiş, 1975 yılında &#8220;Türkiye 1975 Kadın Yılı&#8221; kongresi yapılmıştır.  1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984&#8242;ten  itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü  kutlanmaya başlandı.</p>
<p>Kadınlar 80&#8242;li yıllarda 8 Mart&#8217;ı izinli yürüyüş ve şenliklerle  kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler.  90&#8242;lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile  beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu.</p>
<div><a>Yukarı Çık</a></div>
<script type="text/javascript">jQuery(document).ready(function($) { window.setTimeout('loadFBShare_37()',1000); });</script><script type="text/javascript"> function loadFBShare_37(){ jQuery(document).ready(function($) { $('.dd-fbshare-37').remove(); $.getScript('http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share'); }); }</script><!-- Social Buttons Voted Counts Generated by Digg Digg plugin v4.5.0.7, 
    Author : Yong Mook Kim
    Website : http://www.mkyong.com/blog/digg-digg-wordpress-plugin/ -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.leventkildir.com/haber/v1/8-mart-kadinlar-gunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu : “Çiftçi ülkenin çimentosuysa, o çimentonun dokularını Adalet ve Kalkınma partisi, yani aldatanlar ve kandıranlar partisi bozmuştur””</title>
		<link>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-akp-bozmustur/</link>
		<comments>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-akp-bozmustur/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2011 17:52:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.leventkildir.com/haber/v1/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun İzmir-Ödemiş’te  düzenlenen Tarım Mitingi’nde yaptığı konuşmanın  satırbaşları : “Ödemiş efelerin diyarı. Yiğit insanların memleketi. Köylü milletin efendisidir lafının gerçek olduğu yerdir. Ama köylü hakkını alabiliyor mu? Hayır.  Ödemiş tarımda çok önemli bir yer tutuyor. Ödemişte bereketli topraklar &#8230; <a href="https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-akp-bozmustur/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='dd_post_share'><div class='dd_buttons'><div class='dd_button'><div class='dd-fbshare-ajax-load dd-fbshare-31'></div><a class='DD_FBSHARE_AJAX_31' name='fb_share' type='box_count' share_url='https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-akp-bozmustur/' href='http://www.facebook.com/sharer.php'></a></div></div><div style='clear:both'></div></div><p><strong><strong><strong><strong><a href="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/resim4.jpg" rel="lightbox[31]"><img class="alignleft size-medium wp-image-32" title="resim" src="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/resim4-300x191.jpg" alt="" width="300" height="191" /></a></strong></strong></strong>Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun İzmir-Ödemiş’te  düzenlenen Tarım <strong> </strong>Mitingi’nde yaptığı konuşmanın  satırbaşları :</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>“Ödemiş efelerin diyarı. Yiğit insanların memleketi. Köylü    milletin efendisidir lafının gerçek olduğu yerdir. Ama köylü hakkını    alabiliyor mu? Hayır.  Ödemiş tarımda çok önemli bir yer tutuyor.    Ödemişte bereketli topraklar var. Çalışan çiftçisi var.Çiftçi ekiyor,    biçiyor ama karşılığını alamıyor. Bir zamanlar bu bölgede pamuk önemli    bir üründü. Şimdi ne yapıyoruz?  İthal  ediyoruz.”<br />
<span id="more-31"></span>“Bizim çiftçimiz hep üretmiş ve çalışmıştır.  Çiftçimiz   eker   biçer  ürünün satar, emeğini kazanır,  çocuğunu evlendirir,  alışveris   yapar, altın alır ve  ekonomiye  kazandırır. Yani çiftçi iyi  ise, her   şey iyidir.”</strong></p>
<p>”Besicimiz düşünmeyecek mi; bu ülkede üretici var, çalışıyor,  yemimiz   var, niye dışardan geliyor, niye getiriyorlar? Bu milletin  alın teri   niye bilinmiyor? Çünkü onlar ceplerini düşünüyorlar, halkı  değil.   Unutmayın sakın ve size bir şey daha söyleyeyim. Çiftçi toprağa    bağlıdır. Toprak bereketlidir. Ekersiniz ürününüzü elde edersiniz.    Ekmiştir, gübresini atmıştır, traktörü çalışmıştır ve sonunda geldiği    nokta şudur: Eker biçer ürününü elde eder, satar onu alın terinin    karşılığını alır. Çoluk çocuğunu evlendirir, düğününü yapar. Gider    kuyumcudan altın alır. Esnaftan yiyeceğini, şekeri, çayını alır. Herkes    kazanır. Çiftçi kazanınca herkes kazanır. Çiftçi kaybedince herkes    kaybediyor. Çiftçi bu ülkenin çimentosuysa o çimentonun dokularını    Adalet ve Kalkınma Partisi, yani aldatanlar ve kandıranlar partisi    bozmuştur.”</p>
<p><strong>“12 Haziran’a az kaldı. Sizin gücünüzle  haram ilerin iktirını yıkıp sizin iktidarını kuracığız.”</strong></p>
<p>”Türkümüz var, diyor ki ‘halkımız bir kumar oynadı ak dedik kara    çıktı’ diyor. Evet kendilerine ak diyorlar, ak değiller. Eğer    kendilerine ak diyorlarsa milletin memnun olması lazım. Esnafın,    sanatkarın, işçinin memnun olması lazım. İşçi hayatından memnun mu,    çiftçi memnun mu, emekli memnun mu, sanayici memnun mu? Kim memnun?    Haramiler hayatlarından memnunlar. Onun için diyorum; 12 Hazirana az    kaldı, beraber olacağız, haramilerin iktidarını yıkıp, halkın iktidarını    kuracağız.”</p>
<p>“Ödemiş efelerin diyarı. Yiğit insanların memleketi. Köylü milletin    efendisidir lafının gerçek olduğu yerdir. Ama köylü hakkını  alabiliyor   mu? Hayır.  Ödemiş tarımda çok önemli bir yer tutuyor.  Ödemişte   bereketli topraklar var. Çalışan çiftçisi var.Çiftçi ekiyor,  biçiyor ama   karşılığını alamıyor. Bir zamanlar bu bölgede pamuk önemli  bir üründü.   Şimdi ne yapıyoruz?  İthal  ediyoruz.</p>
<p>“Tüm  Türkiye’deki  besiciler ve ödemişteki besiclerin unutmaması    gereken bir şey var. Artık ithal angus getiriyorlar. Kurbanlıklarımızı    da ithal ediyorlar. Bunu unutmayın.”</p>
<p>“Bizim çiftçimiz hep üretmiş ve çalışmıştır.  Çiftçimiz  eker  biçer    ürünün satar, emeğini kazanır,  çocuğunu evlendirir, alışveris  yapar,   altın alır ve  ekonomiye  kazandırır. Yani çiftçi iyi ise her  şey   iyidir.”</p>
<p>“Aldatanlar ve Kandıranlar Partisi çiftçinin dokusunun dengesini bozmuştur.”</p>
<p>”Çiftçi ülkenin çimentosuysa o çimentonun dokularını Adalet ve    Kalkınma Partisi, yani aldatanlar ve kandıranlar partisi bozmuştur”    dedi.</p>
<p>Bir dönem pamuğun, bölgenin önemli ürünü olduğunu, Menderes    Havzası’nda pamuk ekildiğini, ancak şu anda pamuğun dışardan    getirildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet tarihinde ilk kez    ithal angusun getirildiğini, kurbanlık koyunların dışarıdan alındığını    ifade etti. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:</p>
<p><strong>-”5 MİLYAR LİRA DESTEK, 6 MİLYAR LİRA VERGİ”-</strong><br />
Çiftçiye ne kadar destek verildiğini, ne kadar vergi alındığını hesapladıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>”Hesap şu: Çiftçiye 5 milyar lira destek verdiler. Bütün Türkiye’de    çiftçilere verilen destek 5 milyar lira. Çiftçiden 6 milyar lira  vergi   aldılar. Verdiği destekten daha fazla vergi aldılar. Dışarıdan  ithal   edilen tarım ürünlerine 20 milyar lira verdiler. 5 milyar destek    veriyorsun, 6 milyar vergi alıyorsun. 20 milyar lira da dışarıdan  tarım   ürünü getiriyorsun, oraya para veriyorsun.</p>
<p>Ben buradan Türkiye’deki bütün çiftçilere sesleniyorum: O 20 milyar    lirayı yabancı ülkenin çiftçisine vermek yerine, bizim ülkenin    çiftçisine verilseydi bu ülkenin çiftçisi bırakın Türkiye’yi, dünyayı    beslerdi.”</p>
<p>Kılıçdaroğlu, dünyanın en pahalı gübresinin, dünyanın en pahalı    mazotunun, en pahalı elektriğinin Türk çiftçisine verildiğini    belirterek, şunları söyledi:</p>
<p>”Ama ürünü dünyanın en ucuz ürünü. Ne olacak? Ekmiyor. 26 milyon    hektar alan AKP iktidarı döneminde ekilmedi, ekilmiyor. Çünkü ürünün    karşılığını alamıyor çiftçimiz. Onun için sesleniyoruz. Çiftçinin    sorunlarıyla bire bir ilgilenmek ancak halkını düşünen iktidar için    geçerlidir. AKP halkı düşünen parti değildir. Türkümüzde diyor ya,    ‘ceplerine baktık her taraftan para çıktı’ diye. Bunların yapıları    budur. Halkı düşünmeyen, kendini düşünen, kendisi için çaba harcayan,    yandaşları için çaba harcayan… Halkı için mücadele eden bir siyasi    anlayış yoktur bunlarda. Onun için size geldik. Sizin dertlerinizi    gündeme getiriyoruz.”</p>
<p>Ödemiş’e gelirken, süt üreticilerinin sütlerini döktüklerini    gördüklerini anlatan Kılıçdaroğlu, süt üreticilerinin derdini herkesin    bildiğini, çocuklar her sabah birer bardak süt içse ülkede bu sorunun    kalmayacağını belirtti. Kılıçdaroğlu, suyun sütten daha pahalı  olduğunu,   bu yapıyı tersine çevireceklerini dile getirdi.  Kılıçdaroğlu, ‘<strong>‘Kimin   iktidarında? Halkın iktidarında  yapacağız. Buna kesinlikle inanmanızı   istiyorum. Çünkü biz halkı  düşünürüz, halk için mücadele ederiz, halk   için yola çıktık, halk için  mücadele edeceğiz’</strong>‘ dedi.</p>
<p>“Çiftçi üretiyor ama nasıl üretiyor. Dünyanın en pahalı mazotu,    tohumu ile ekiyor ama ancak en ucuza satabiliyor. Çiftçimiz de AKP    döneminde ne yapıyor artık? ekmiyor. Çünkü  hep zarar  ediyor,    borçlanıyor.”</p>
<p><strong>“Yolda gelirken süt üreticileri sütlerini döktüler.  İçinde    bulundukları durumu basın  ve tüm Türkiye  görsün diye..Su mu pahalı  süt   mü? Süt için besleyeceksiniz, yedireceksiniz, sağlıklı hale    getireceksiniz ve ondan sonra da sudan ucuza satacaksınız. Biz bunu    tersine çevireceğiz. Halkın iktirarında bunu değiştireceğiz. Buna    kesinlikle inanmanızı  istiıyoruz.”</strong></p>
<p>Pamuk ekmedik dışarıdan  ithal ediyoruz. Pamuk olduğunda cırcır    fabrikaları çalışırdı , binlerce işçi çalışırdı. Tekstil  ayaklanırdı.    Bunlar bizim  tekstilcilerimizi de bitirdiler onlar da Mısır’a  gittiler.   Sizden istediğimiz bütün bunları Türkiye’nin her tarafında    anlatmanızdır. Ben anlatacağım Tüm Türkiye’yi dolaşarak  anlatacağım.”</p>
<p>“Üretici hayatından memnun musunuz ? Hayır. Memnuniyetsizliğinizi    biraz sesli söyleyin de Ankara’da Recep Bey duysun.  Ama onların    kulakları Ödemiş meydanını duymaz. Siz telefonla konuşun ki onlar    duysun.”</p>
<p>“Aramızda  emekliler var. Tarım emeklileri de var. Şimdi size    sesleniyorum  hayatınızdan memnun musunuz? 9 Milyon emekliye    sesleniyorum. Hayatınızdan memnun değilseniz 12 Haziran’da sandığa    gideceğiz.  Emekli hayatından  memnun değilse sandıkta  AKP’ye dersini    sandıkta vermelidir.”</p>
<p>“Gübreden rahatsızsınız fiyat yüksek, elektirikten rahatasızsınız    fiyat yüksek, mazottan rahatsızsınız  fiyat yüksek. Recep Bey mazotta     ÖTV’yi kaldırdı mı? Hayır. Kaldırmadığını ben de biliyorum. Mazot 3.5    TL’ye dayandı . Ben size işçi Kemal’in,  köylü kemal’in sözünü    veriyorum.Halkın iktidarında çiftçinin Mazotundaki ÖTV kalkacak ve    mazotun fiyatı  yarı yarıya inecek.”</p>
<p>“Bunlar bizim projelerimize nasıl kaynak bulacaksın* nasıl para    bulacaksın diyorlar? Biz para nasıl toplanır, halk için nasıl toplanır    biz çok iyi biliriz. Hiç merak etmeyin. Buna  bizim deneyimimiz de  bilgi   birkimimz de yeter. Biz halk için çalışacağız.”</p>
<p>“Yoksullukla savaşımızda  Aile Sigortasını getireceğiz dedik.   Recep   bey dedi ki yoksul sayısı dışında kayıt dışı yoksulluk da var.    Türkiye’de ilk kez bir Başbakan  kayıt dışı yoksulluk olduğunu    söylüyor.”</p>
<p>“Buradan söyluyorum.  Recep bey bütün bakanların da sen de duy  Yeşil kart iptal edilmeyecek, 600 TL de verilecek”</p>
<p>“Bir umudum var herkes mutlu olsun. Ülkemiz berketli olsun çalışan     çiftçimiz var, çalışan yurttaşlarımız var. Ama başımızda berketsiz  bir   iktidar var. O kadar bereketsizler ki ithal koyun getiriyorlar.”</p>
<p>“Bugün iktidar alehine bir şey söyleyin hemen sabahın 05.00’inde    polis kapınız çalıp size götürür.  Halkın iktidarında kapıyı sütçü    çalacak. Çocugunuza süt getirecek çocugunuza süt getirdim diyecek.    Bunlarınkinde ise sabahın 05.00’inde polis gelip size tutuklayacak.”</p>
<p>“Söz veriyorum halkın iktidarında kul hakkı yiğenlerden hesap sormak beni boynumun borcu olsun.”</p>
<p>“Bunlar aşınıza ekmeğinze göz koyanlardır. Bunu unutmayın. “ Siz  hiç   vatandaşın arasına girdiğinde onun derdini can kullağı ile  dienlediğini   gördünüz mü.  AKP ile aranızda fark var o çiftçiye ananı  da al git   diyor. CHP ananı da babanı da  al gel kardeşim diyor halkın  iktidarında.</p>
<p>“Şimdi biz halk olarak birlik olursak  ayrılmazsak bizi kimse    yıkamaz. Geçmişte hangi siyasi partiye oy verdinzse verdiniz mi başımın    üzerine. Ama artık birlik zamanı sizden bana söz vermeniz içtiyorum    çiftiçi kardeşlerim 12 Haziran’da halkın iktidarına oy vermeniz için söz    istiyorum.”</p>
<p><strong>“Aile Sigortasında biz kadının hesabına en az 600 tl    yatırdığımız zaman gidecek mahalleinin bakalından  alışveriş yapacak.    Herkes kazanacak.</strong></p>
<p>“İthal değil kendimiz üreteceğiz. İthal değil  kendimiz hakkını vereceğiz</p>
<p>“Recep bey angusunun al  Başına çal” diyen bir pankart var  orada .</p>
<p>“Ödemiş Meydanında söyluyorum. Faizler asla asla çıkmayacak çünkü  biz   ekonomiyi iyi yöneteceğiz. Hatta haciz dairelerinin sayısı  azalacak.   Haciz kıskacından ve yüksek faizden çiftçimizi kurtaracağız.    Göreceksiniz mutlu Türkiye’yi beraber kuracağız.”</p>
<p>“Bizi hayatın her alanında izleyin bize güvenmrnizi isterim. Biz    karşılıklı birbirimize  güveneceğiz.” Yıllardır bizi izliyor bunlar    açığımızı bulmak için ama bizim açığız yok bizim alnımız açık  biz halka    hizmet için yola çıktık</p>
<p>“AKP’nin çiftçi için ekonomi politikası ne? Onların  çiftçi için    ekonomi politikası çiftçiyi imha planı. Mazota, elektiriğe yap zammı,    yeme yap zammı. Sonra Ürününü sattırma.”</p>
<p>“Türkiye’yi adım adım dolaşağım halkla kucaklaşağım, sizing sorunlarınızı dinleyeceğim taki haramilerin iktidarını yıkana kadar.</p>
<p>“ Bu ülkede bir sorun var sa o sorun Kemal kılıçdaroğlu’nun    sorunudur. Bu ülkede çocuk yatağa aç giriyorsa o sorun kemal    kılışdaroğlu’nun sorunudur. Bu sorunları çözmek için kararlıyım.”</p>
<p><strong> ‘ÇİFTÇİ KAZANINCA HERKES KAZANIR. ÇİFTÇİ   KAYBEDİNCE HERKES KAYBEDİYOR.</strong><br />
<strong>“Çiftçi ülkenin çimentosuysa, o çimentonun   dokularini  adalet   ve kalkinma partisi, yani aldatanlar ve kandıranlar   partisi  bozmuştur”</strong></p>
<p>“Çiftçi üretiyor ama nasıl üretiyor. Dünyanın en pahalı mazotu,    tohumu ile ekiyor ama ancak en ucuza satabiliyor. Çiftçimiz de AKP    döneminde ne yapıyor artık? Ekmiyor. Çünkü  hep zarar  ediyor,    borçlanıyor.”</p>
<p><strong>“Yolda gelirken süt üreticileri sütlerini döktüler.  İçinde    bulundukları durumu basın  ve tüm Türkiye  görsün diye. Su mu pahalı  süt   mü? Süt için besleyeceksiniz, yedireceksiniz, sağlıklı hale    getireceksiniz ve ondan sonra da sudan ucuza satacaksınız. Biz bunu    tersine çevireceğiz. Halkın iktirarında bunu değiştireceğiz. Buna    kesinlikle inanmanızı  istiıyoruz.”</strong></p>
<p>Pamuk ekmedik dışarıdan  ithal ediyoruz. Pamuk olduğunda cırcır    fabrikaları çalışırdı , binlerce işçi çalışırdı. Tekstil  ayaklanırdı.    Bunlar bizim  tekstilcilerimizi de bitirdiler onlar da Mısır’a  gittiler.   Sizden istediğimiz bütün bunları Türkiye’nin her tarafında    anlatmanızdır. Ben anlatacağım Tüm Türkiye’yi dolaşarak  anlatacağım.”</p>
<p><strong>“Üretici hayatından memnun musunuz ? Hayır.    Memnuniyetsizliğinizi biraz sesli söyleyin de Ankara’da Recep Bey    duysun.  Ama onların kulakları Ödemiş meydanını duymaz. Siz telefonla    konuşun ki onlar duysun.”</strong></p>
<p>“Aramızda  emekliler var. Tarım emeklileri de var. Şimdi size    sesleniyorum  hayatınızdan memnun musunuz? 9 Milyon emekliye    sesleniyorum. Hayatınızdan memnun değilseniz 12 Haziran’da sandığa    gideceğiz.  Emekli hayatından  memnun değilse sandıkta  AKP’ye dersini    sandıkta vermelidir.”</p>
<p><strong> “Gübreden rahatsızsınız fiyat yüksek, elektirikten    rahatasızsınız fiyat yüksek, mazottan rahatsızsınız  fiyat yüksek. Recep    Bey mazotta  ÖTV’yi kaldırdı mı? Hayır. Kaldırmadığını ben de    biliyorum. Mazot 3.5 TL’ye dayandı . Ben size işçi Kemal’in,  köylü    Kemal’in sözünü veriyorum.Halkın iktidarında çiftçinin mazotundaki ÖTV    kalkacak ve mazotun fiyatı  yarı yarıya inecek.”</strong></p>
<p>“Bunlar bizim projelerimize nasıl kaynak bulacaksın* nasıl para    bulacaksın diyorlar? Biz para nasıl toplanır, halk için nasıl toplanır    biz çok iyi biliriz. Hiç merak etmeyin. Buna  bizim deneyimimiz de  bilgi   birkimimz de yeter. Biz halk için çalışacağız.”</p>
<p><strong>“Yoksullukla savaşımızda  Aile Sigortası’nı getireceğiz    dedik.  Recep bey dedi ki yoksul sayısı dışında kayıt dışı yoksulluk da    var. Türkiye’de ilk kez bir Başbakan  kayıt dışı yoksulluk olduğunu    söylüyor.”</strong></p>
<p>“Buradan söyluyorum.  Recep bey bütün bakanların da sen de duy  Yeşil kart iptal edilmeyecek, 600 TL de verilecek”</p>
<p><strong>“Bir umudum var herkes mutlu olsun. Ülkemiz berketli olsun    çalışan  çiftçimiz var, çalışan yurttaşlarımız var. Ama başımızda    berketsiz bir iktidar var. O kadar bereketsizler ki ithal koyun    getiriyorlar.”</strong></p>
<p>“Bugün iktidar alehine bir şey söyleyin hemen sabahın 05.00’inde    polis kapınız çalıp size götürür.  Halkın iktidarında kapıyı sütçü    çalacak. Çocugunuza süt getirecek çocugunuza süt getirdim diyecek.    Bunlarınkinde ise sabahın 05.00’inde polis gelip size tutuklayacak.”</p>
<p><strong>“Söz veriyorum halkın iktidarında kul hakkı yiğenlerden hesap sormak beni boynumun borcu olsun.”</strong></p>
<p>“Bunlar aşınıza ekmeğinize göz koyanlardır. Bunu unutmayın. Siz hiç    Recep beyin vatandaşın arasına girdiğinde onun derdini can kullağı  ile   dienlediğini gördünüz mü?  AKP ile aranızda fark var o çiftçiye  ananı da   al git diyor. CHP ise ananı da babanı da  al gel kardeşim  diyor halkın   iktidarında.”</p>
<p><strong>“Şimdi biz halk olarak birlik olursak  ayrılmazsak bizi  kimse   yıkamaz. Geçmişte hangi siyasi partiye oy verdiniz ise verdiniz,    başımın üzerine. Ama artık birlik zamanı sizden bana söz vermeniz    içtiyorum çiftiçi kardeşlerim 12 Haziran’da halkın iktidarına oy    vermeniz için söz istiyorum.”</strong></p>
<p>“Aile Sigortası’nda biz kadının hesabına en az 600 tl yatırdığımız    zaman gidecek mahalleinin bakalından  alışveriş yapacak. Herkes    kazanacak.”</p>
<p><strong>“İthal değil kendimiz üreteceğiz. İthal değil,  kendimiz hakkını vereceğiz”</strong></p>
<p>” Tepkinizi dile getiren bir çok pankart var bu meydanda.’Recep bey    angusunun al  Başına çal’ diyen bir pankart var  orada , güzel bir    pankart”</p>
<p><strong>“Ödemiş Meydanında söylüyorum. Faizler asla ve asla    çıkmayacak çünkü biz ekonomiyi iyi yöneteceğiz. Hatta haciz dairelerinin    sayısı azalacak. Haciz kıskacından ve yüksek faizden çiftçimizi    kurtaracağız. Göreceksiniz mutlu Türkiye’yi beraber kuracağız.”</strong></p>
<p>“Bizi hayatın her alanında izleyin bize güvenmrnizi isterim. Biz    karşılıklı birbirimize  güveneceğiz.” Yıllardır bizi izliyor bunlar    açığımızı bulmak için ama bizim açığız yok bizim alnımız açık  biz halka    hizmet için yola çıktık</p>
<p>“Türkiye’yi adım adım dolaşağım halkla kucaklaşağım, sizing sorunlarınızı dinleyeceğim taki haramilerin iktidarını yıkana kadar.</p>
<p><strong> “Bu ülkede bir sorun varsa o sorun Kemal Kılıçdaroğlu’nun    sorunudur. Bu ülkede çocuk yatağa aç giriyorsa, o sorun Kemal    Kılıçdaroğlu’nun sorunudur. Bu sorunları çözmek için kararlıyım.”</strong></p>
<script type="text/javascript">jQuery(document).ready(function($) { window.setTimeout('loadFBShare_31()',1000); });</script><script type="text/javascript"> function loadFBShare_31(){ jQuery(document).ready(function($) { $('.dd-fbshare-31').remove(); $.getScript('http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share'); }); }</script><!-- Social Buttons Voted Counts Generated by Digg Digg plugin v4.5.0.7, 
    Author : Yong Mook Kim
    Website : http://www.mkyong.com/blog/digg-digg-wordpress-plugin/ -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-akp-bozmustur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu: “Bizi eleştirme cesareti gösterdiklerinin onda biri kadar niye iktidarı eleştirmiyorlar? Çekiniyorlar, korkuyorlar. Bunları bileceğiz”</title>
		<link>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-elestirmekten-korkuyorlar-2/</link>
		<comments>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-elestirmekten-korkuyorlar-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2011 17:48:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.leventkildir.com/haber/v1/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de basın özgürlüğünün olmadığını öne sürerek, ”Basın özgür olduğu sürece muhalefeti de iktidarı da eleştirecektir. Buna saygı duyacağız. Ama muhalefete her türlü eleştiriyi yapabilirsiniz, iktidar eleştirilemez. Bunun adına ileri demokrasi denilirse bu doğru değil” dedi. CHP’nin &#8230; <a href="https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-elestirmekten-korkuyorlar-2/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='dd_post_share'><div class='dd_buttons'><div class='dd_button'><div class='dd-fbshare-ajax-load dd-fbshare-25'></div><a class='DD_FBSHARE_AJAX_25' name='fb_share' type='box_count' share_url='https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-elestirmekten-korkuyorlar-2/' href='http://www.facebook.com/sharer.php'></a></div></div><div style='clear:both'></div></div><p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><strong><a href="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/resim3.jpg" rel="lightbox[25]"><img class="alignright size-medium wp-image-26" title="resim" src="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/resim3-300x191.jpg" alt="" width="300" height="191" /></a></strong></strong></strong></strong></strong></strong>Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de basın  özgürlüğünün   olmadığını <strong><strong><strong><strong> </strong></strong></strong></strong><strong><strong> </strong></strong>öne sürerek, ”Basın özgür olduğu sürece  muhalefeti de   iktidarı da eleştirecektir. Buna saygı duyacağız. Ama  muhalefete her   türlü eleştiriyi yapabilirsiniz, iktidar eleştirilemez.  Bunun adına   ileri demokrasi denilirse bu doğru değil” dedi.</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p>CHP’nin ”Gence Artı” Projesi, Genel Merkezde düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı.</p>
<p>Genel Başkan Kılıçdaroğlu, toplantıda yaptığı konuşmada, dün  CHP’nin   ”Aile Sigortası” projesini tanıttıklarını bugün ise ”Gence  Artı” projesi   için toplandıklarını söyledi.<br />
<span id="more-25"></span></p>
<p>Aile Sigortası’nın, yoksulluğu yönetmek değil, yoksulluğu bitirmek    olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, bunun ancak CHP’ye yakışan bir  çalışma   olduğunu belirtti.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, Aile Sigortası’nı Anadolu’nun her yerinde    anlatacaklarını belirterek, ”Hep denirdi ki ‘CHP yoksul kesimlerden oy    almıyor, CHP’nin yoksul kesimlere yönelik projesi yoktu’. Belki büyük    bir olasılıkla onların da CHP’den beklentisi yoktu. Ama şimdi bizim o    kesimlerden beklentimiz, onların da bizden beklentileri oluştu” dedi.</p>
<p><strong>”SAĞ ELİN VERDİĞİNİ SOL EL GÖRMEYECEK”</strong><br />
Aile Sigortası kapsamında yoksul ailelerde kadınların banka hesabına  600   ile 1200 TL arasında yardım yapılacağını anlatan Kılıçdaroğlu,  şöyle   konuştu:</p>
<p>”Biz ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Hesabımızı kitabımızı çok  iyi   biliyoruz. Bürokrasiyi ortadan kaldırıyoruz, yolsuzlukları ortadan    kaldırıyoruz, minnet duygusunu ortadan kaldırıyoruz, yoksul  insanların   onurunu korumak, onları sosyal devletin koruması altına  almak CHP’nin   boynunun borcudur. Bu projemizi hayata geçireceğiz,  burada sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. İlkemiz bu, hedefimiz bu.  Yoksul kadın da   alışveriş merkezine gidecek, istediği ürünü satın  alabilecek.   Birilerinin dayattığı makarnayı, bulguru yemeyecek. İster  makarna, ister   bulgur, ister çocuğunun arzu ettiği ürünü alacak. Onu  özgür birey   kılacağız, kadını evde güçlü kılacağız. Onun için bütün  yoksul kadınlara   sesleniyorum: Size seçme seçilme hakkını getiren  CHP’dir, unutmayın.   Yoksulluğun kader olmadığını size söyleyen de  CHP’dir unutmayın. Sizin   banka hesabınıza en az 600 lira yatırıp sizi  bu toplumda onurlu bir   birey, onurlu bir kişi haline getirecek olan da  CHP’dir, bunu da   unutmayın. Kemal kardeşiniz size sonuna kadar destek  verecektir. Sizin   çocuklarınızın, ailenizin koruyucusu olacağım.  Bütün hortumları   keseceğim, sizi onurlu bir birey yapacağım. Bu  ülkenin kaynakları var,   parası var. Projeyi açıkladık panik içindeler.  ‘Acaba bunu nereden   kesebiliriz?’. Destek verin, güç verin  göreceksiniz bu proje adam gibi   uygulanacaktır. Ben kararlıyım bu  ülkede bir çocuk yatağa aç girmeyecek   diyorum. Hiçbir çocuk annesinin  kucağında açlıktan ölmeyecek. Bunu   tarihe gömeceğiz.”</p>
<p>Türkiye’de lise ve üniversite mezunu çok sayıda işsiz genç    bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, onların iş bulmasına yardımcı olmak    için ”Gence Artı” projesini hazırladıklarını söyledi.</p>
<p>Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan    Kılıçdaroğlu, ”İstihdam yaratmaya yönelik projeniz olacak mı?” sorusuna    ”Ekonomi raporumuz olacak. Onun bir bölümü doğal olarak istihdam  olacak”   karşılığını verdi.</p>
<p>CHP lideri, ”Aile Sigortası’nda yoksulun tanımına” ilişkin soru    üzerine de projeyle yoksul envanteri çıkaracaklarını şu an için yardım    yapan 14 kuruluşu da bir çatı altında birleştireceklerini söyledi.    Kılıçdaroğlu, bu kuruluşların 4 milyar lira bütçesi olduğunu    hatırlatarak, kendilerinin bunun üzerine 7 milyar lira daha    ekleyeceklerini anlattı.</p>
<p>ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin, ”basın    özgürlüğüne” ilişkin sözlerinin tartışma konusu olduğunu ifade edilerek,    değerlendirmesinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, ”Biz o tür    tartışmalara girmek istemiyoruz. Birilerinin eline güç vermek için bir    tartışma olmasını da istemiyoruz” dedi. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:</p>
<p>”İstediğimiz ve bildiğimiz şu: Türkiye’de basın özgürlüğü yok.    Basının özgür olması lazım, sansür uygulanmaması lazım. Özgür basın,    demokrasinin vazgeçilmez unsurudur. Basın özgür olduğu sürece muhalefeti    de iktidarı da eleştirecektir. Buna saygı duyacağız. Ama muhalefete  her   türlü eleştiriyi yapabilirsiniz, iktidar eleştirilemez. Bunun  adına   ileri demokrasi denilirse bu doğru değil. AKP’yi AKP yapan kim?    Arkasındaki güçler kim? Başbakan olmadan önce hatta parti lideri  olmadan   önce Amerika’ya gidip ‘bana destek verin’ diyen kim? Herhalde  halkımız   bunları unutmadı.”</p>
<p><strong>”MİZAH DERGİLERİ YANIT VERİR”</strong><br />
Kemal Kılıçdaroğlu, konuyla ilgili İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın  da   bir açıklaması olduğunun, Atalay’ın ‘Türkiye’de ABD’den daha fazla  basın   özgürlüğü var’ dediğinin ifade edilmesi üzerine de ”Her halde  mizah   dergileri Sayın Beşir Atalay’a gerekli yanıtı verirler” dedi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, Oda TV’de yapılan aramalar ve Soner Yalçın’ın  gözaltına   alınmasıyla ilgili gelişmeleri hatırlatan gazetecinin,  ”Sizin Soner   Bey’le yaptığınız görüşmeleriniz de -ki siz ana muhalefet  liderisiniz   dokunulmazlığınız var- onlar da yasa dışı bir şekilde  polis ve savcılık   dosyasına eklenmiş görünüyor. Bunu nasıl  değerlendireceksiniz?” sorusu   üzerine şunları söyledi:</p>
<p>”Onu da merak ediyorum, Sayın Hasan Cemal ne yazacak acaba? Bir    liderin telefonları dinleniyorsa, ev telefonları dinleniyorsa, sokaktaki    yurttaş cep telefonuyla konuşmaktan korkuyorsa iş adamları dertlerini    anlatmaktan korkuyorsa, gazetelerin ekonomi sayfalarını açtığınızda    ekonomideki başarı öyküleri anlatılıyorsa, işsizlik bu kadar almış    başını gitmiş, cari açık bu kadar artmış, bunlar görmemezlikten    geliniyorsa bunu gazeteciler mi yazmıyor yoksa birileri rahatsız olmasın    diye özellikle mi yazılmıyor? Niye bunu düşünmüyoruz, niye bunları    görmüyoruz? Eğer bunları görmeyen duymayan bir tablo varsa bunun    sorgulanması lazım. Daha önce de benim telefonların dinlendi. Dosyalarda    var. Bir gazeteci bana soru sormuş, ben de yanıt vermişim. Davayla    ilgilisi yok, niye konuyor oraya? Acaba bu hukuk dışılığı, AKP’yi    savunanlar ‘bu kadar da olmaz’ diye  yazma sevgisini göstermiyorlar mı?    Böyle bir şey olabilir mi? Sayın Seyfi Oktay ile telefonla görüşmüşüm.    Görüştüm tabii. Herkesle görüşürüm. Bana dosya verecekti, yapılan  yargı   reformuyla ilgili dosya verecekti. Geldi dosya, masamın üzerinde    duruyor. Ben çok kişiyle görüşürüm. CHP’li olmayanlarla da görüşürüm.    Gazeteciler ararlar her gün görüşürüm. Bunların banda alınması,    alınmaması bunlar demokrasi mi?  Acaba birileri kalkıp bunu eleştirme    cesaretini niye göstermiyor medyada? Bizi eleştirme cesaretini    gösterdiklerinin onda biri kadar niye iktidarı eleştirmiyorlar?    Çekiniyorlar, korkuyorlar. Bunları bileceğiz.”</p>
<p>Kılıçdaroğlu, yasa dışı dinlemelerle ilgili suç duyurusunda bulunup    bulunmayacağına ilişkin soruya ise ”Nereye suç duyurusunda    bulunacaksınız? Hangi savcıya. Başsavcı zaten oturuyor koltuğunda.    Davaların savcısı oturuyor koltuğunda. Daha önce yaptığımız şikayetler    vardı? Ne oldu?  Adalet Bakanlığına ‘bu hukuksuzdur’ diye yaptığımız    başvurular vardı. Adalet Bakanı görmezden geldi” yanıtını verdi.</p>
<p><strong>”ALİ BABACAN HESAP BİLİYOR MU?”</strong><br />
Kemal Kılıçdaroğlu, kendisinin Aile Sigortası’yla ilgili  açıklamalarının   ardından Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali  Babacan’ın ”hesabın   yanlış yapıldığı” yönünde eleştirisi olduğunun  hatırlatılması üzerine   şöyle konuştu:</p>
<p>”Sayın Ali Babacan hesap biliyor mu? Gerçekten kuşkularım var.  Hesap   bilen adama sormak lazım, bu cari açık, bu işsizlik nedir diye?  Hesap   bilen adama sormak lazım, devri iktidarınızda yoksul sayısı 1  yılda 818   bin kişi arttı. Hesap bilene sormak lazım, yüzde 4 kalkınma  hızıyla bu   işsizlik nasıl çözülür? Hesap bilene sormak lazım, 12  milyon 715 bin   yoksulu yönetmeye kalkıyorsunuz. Yoksulluğu sonlandırma  değil” diye   konuştu.</p>
<p><strong>-HALK TV HAKKINDAKİ İDDİALAR-</strong><br />
Bir gazetecinin ”Halk TV’nin Ergenekon soruşturması kapsamında  gözaltına   alınan Soner Yalçın’a devredileceğine ilişkin açıklamalar  vardı. Böyle   bir proje var mı hala? Yine basından şikayet ediyorsunuz.  Acaba size   bağlı olan Halk TV’nin böyle bir durumda olmasını nasıl    değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, Halk TV ile bir    bağlantıları olmadığını, hizmet satın alarak bedelini    ödediklerinisöyledi. Kılıçdaroğlu, Halk TV’yi devralmak isteyen çok    kişinin kendilerine geldiğini, ancak onlara Halk TV yönetimiyle    görüşmelerini söylediklerini anlattı.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, ”Balyoz Planı” davası kapsamında tutuklanan  askerlerin   eşlerinin Anıtkabir’i ziyaret edecekleri hatırlatılarak,  CHP’nin   tavrının sorulması üzerine herkesin hukuk ve demokrasi  sınırları içinde   istediği eylemi yapabileceğini söyledi.</p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu, bir başka gazetecinin ”Tutuklanan 8. Kolordu    Komutanı’nın gazetelere yansıyan haberlere göre Başbakan’ın izniyle    annesinin cenaze törenine katıldı. Daha önce Sayın Mehmet Haberal    benzeri bir durumda gidememişti. Böyle bir konuda Başbakan’ın devreye    girmesi normal mi sizce?” sorusunu yanıtlarken de ”Başbakan davanın    savcısı zaten. Savcı devreye girmeyip kim girecek? Savcı da girer”    yanıtını verdi.</p>
<script type="text/javascript">jQuery(document).ready(function($) { window.setTimeout('loadFBShare_25()',1000); });</script><script type="text/javascript"> function loadFBShare_25(){ jQuery(document).ready(function($) { $('.dd-fbshare-25').remove(); $.getScript('http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share'); }); }</script><!-- Social Buttons Voted Counts Generated by Digg Digg plugin v4.5.0.7, 
    Author : Yong Mook Kim
    Website : http://www.mkyong.com/blog/digg-digg-wordpress-plugin/ -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-elestirmekten-korkuyorlar-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genel Başkan Kılıçdaroğlu: “AKP’nin kulakları çok büyük unutmayın, vatandaşın derdini değil, telefonda ne konuştuğunu merak ediyorlar”</title>
		<link>https://www.leventkildir.com/haber/v1/genel-baskan-kilictaroglu-akpnin-kulaklari-cok-buyuk/</link>
		<comments>https://www.leventkildir.com/haber/v1/genel-baskan-kilictaroglu-akpnin-kulaklari-cok-buyuk/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2011 17:46:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.leventkildir.com/haber/v1/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[Kendilerini daha önce proje üretmemekle suçladıklarını belirten Kılıçdaroğlu, ”Ama yeni bir C HP var, geleceği, halkını düşünen bir CHP var” ifadelerini kullandı. Kurultayda 41 proje açıkladıklarını anımsatan Kılıçdaroğlu, iktidar partisinin bu projelerden korktuğunu söyledi. Bu projelerin içerisinde yer alan aile &#8230; <a href="https://www.leventkildir.com/haber/v1/genel-baskan-kilictaroglu-akpnin-kulaklari-cok-buyuk/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='dd_post_share'><div class='dd_buttons'><div class='dd_button'><div class='dd-fbshare-ajax-load dd-fbshare-22'></div><a class='DD_FBSHARE_AJAX_22' name='fb_share' type='box_count' share_url='https://www.leventkildir.com/haber/v1/genel-baskan-kilictaroglu-akpnin-kulaklari-cok-buyuk/' href='http://www.facebook.com/sharer.php'></a></div></div><div style='clear:both'></div></div><p><strong><strong><strong><strong><a href="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/resim2.jpg" rel="lightbox[22]"><img class="alignleft size-medium wp-image-23" title="resim" src="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/resim2-300x191.jpg" alt="" width="300" height="191" /></a></strong></strong></strong>Kendilerini daha önce proje üretmemekle suçladıklarını  belirten   Kılıçdaroğlu, ”Ama yeni bir C<strong> </strong>HP var, geleceği, halkını  düşünen bir CHP   var” ifadelerini kullandı. Kurultayda 41 proje  açıkladıklarını anımsatan   Kılıçdaroğlu, iktidar partisinin bu  projelerden korktuğunu söyledi. Bu   projelerin içerisinde yer alan aile  sigortasını açıkladıklarını,   kendilerine ”kaynağı nereden  bulacaklarının” sorulduğunu belirten   Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>”Hesabını kitabını yaptık, toplam kamu harcamalarının yüzde 1.7′si    kadar payı aile sigortası kurumuna aktarırsanız mesele çözülür, biz    hesabımızı kitabımızı biliriz. Milletin önüne çıkarken bir söz verdim,    ‘dürüst, namuslu siyaset yapacağız’ diye. Biz doğruya doğru, eğriye  eğri   diyeceğiz. Bu kardeşiniz sizin için çalışacak, eğer 2.5 aylık bir    çocuk, annesinin kucağında açlıktan ölüyorsa bu hepimizin ayıbıdır,    hepimizin derken siyasetçilerin ayıbıdır, hele hele iktidardakilerin    ayıbıdır. Nasıl olur da bir çocuk anne kucağında açlıktan ölür, nasıl    olur da Manisa’da bir gazi yatağında açlıktan ölür, nasıl olur da    Afyonda bir köyde insanlar bebeklerini satarlar? Bu ayıbı 21. yüzyılın    Türkiye’sinde tarihe gömeceğiz, aile sigortası ile gömeceğiz.”<span id="more-22"></span></p>
<p><strong>”YENİ CHP, AŞ VE İŞ DEMEKTİR”</strong><br />
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında herkesin onurlu bir birey olarak    sosyal devletin güvencesi altında olacağını söyledi. ”Yeni CHP aş ve  iş   demektir” diyen Kılıçdaroğlu, ”Aşın işin partisi olacağız, kimse  aşsız   ve işsiz kalmayacak” ifadelerini kullandı.</p>
<p>İktidarlarında yeşil kart sisteminin kaldırılmayacağını tam tersine    daha da güçlendirileceğini belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’de 9 milyon    emeklinin bulunduğunu ve bunların hiçbirinin hayatlarından memnun    olmadığını söyledi.</p>
<p>Genel Başkan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>”9 milyon emekliye sesleniyorum; hayatınızdan memnun değilseniz,    iktidardan bunun hesabını soracaksınız, beraber soracağız. Ben sizin     parlamentodaki, sokaktaki, meydandaki, tarladaki, fabrikadaki sözcünüzüm    ve sizin sözcülüğünüzü yapacağım. Türkiye aydınlığa kavuşsun,  herkesin   karnı doysun diye mücadelemizi yapacağız, mücadele sadece aş  ve iş   değil, özgürlüğü de getireceğiz bu memlekete.</p>
<p>Düşünebiliyor musunuz 21. yüzyılın Türkiye’sinde vatandaş telefonla    konuşmaktan korkuyor, telefonda insan niye korkar, ‘acaba bir şey    söylersem birisi beni dinliyor mu?’ diye. AKP’nin kulakları çok büyük.    Unutmayın bunlar telekulak iktidarı. Vatandaşın derdini değil,  telefonda   ne konuştuğunu merak ediyorlar. Meydanlarda ne söylediğinizi  değil,   telefonda ne konuştuğunuzu merak ediyorlar. Onun için zaman  zaman   söylerim, derdiniz varsa telefonla anlatın da belki Recep Bey  Ankara’dan   duyar.”</p>
<p>Genel Başkan Kılıçdaroğlu, Düzce’nin en az oy aldıkları illerden  biri   olduğunu, kente daha fazla gelerek halkın sorunlarını dinleyip,  çözüm   yollarını anlatacaklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, Düzce    milletvekillerinin parlamentoda, Düzce’nin sorunlarını dile    getirmediklerini savunarak, halktan bunu iyi bilmelerini istedi.</p>
<p>Avrupa’da en küçük ülkede kişi başı gelirin 20-25 bin dolar  olduğunu   ancak Türkiye’de halkın yerlerde süründüğünü anlatan Genel  Başkan   Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>”Türkiye’de kişibaşı gelir 2 bin 500 dolardı, bir gece kalktık 7  bin   500 dolar olmuş, sonra bir hesap yaptılar 10 bin dolar olmuş, ben  merak   ediyorum ve emeklilere sormak istiyorum, Düzce’de sizde kişi  başına   gelir 10 bin dolar mı? Nerede demeyin, nerede derseniz, Recep  Bey   diyecek ki, ‘nereden nereye’ şimdi aynı şeyi söylüyorum, sizin  durumumuz   ‘nereden nereye’ geldi. Şimdi bir laf ediyorlar ‘emekliye 60  lira   verecektik, CHP Meclis’te itiraz etti, tasarının görüşülmesi  sırasında   maddelere itiraz etti emekliye para veremiyoruz’ Şimdi  buradan soruyorum   emekliye 60 lira değil, 100 lira verilsin diye  önerge verdik, ısrar   ettik, kavgasını yaptık, niye kabul etmediler.  Sonra bize dönüp ‘niye   önerge verdiniz de bu tasarılar geçikti’ diye.  Biz daha fazla ödenmesini   istiyoruz, intibak yasasının çıkmasını  istiyoruz, emeklinin milli   gelirden pay almasını, onuruyla yaşamasını  istiyoruz.”</p>
<p>Kılıçdaroğlu, Düzce’nin takipteki konut kredilerinde Türkiye’de    birinci, kredilerdeki takip de de Diyarbakır’dan sonra ikinci sırada    olduğunu belirtti. Düzce’nin önemli bir fındık üretim merkezi olduğunu,    ancak iktidarın yanlış politikalarla Fiskobirliği devredışı  bıraktığını   anlatan Genel Başkan Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında  Fiskobirliği yeniden   ayağa kaldıracağız, fındık borsasını kuracağız,  fındık fiyatlarını da   Türkiye’de belirleyeceğiz dedi.</p>
<p><strong>”TÜRKİYE’DEKİ HER NAMUSLU VATANDAŞI, CHP ÇATISI ALTINA BEKLİYORUM”</strong><br />
Cumhuriyet tarihinde ilk kez kurbanlık koyunların ithal edildiğini    söyleyen Genel Başkan Kılıçdaroğlu, ”Daha da diyorlar ki, biz memleketi    iyi yönetiyoruz. Sizin yönettiğiniz ortada, siz köşeyi döndünüz, yedi    sülaleniz döndü, ama milletin hali perişan. Beraber mücadele  edeceğiz,   ben sizin derdinizi dile getireceğim ama sizde derdinizi her  yerde   söyleyiniz, halk en büyük güçtür bunu unutmayın. Türkiye’deki  her   namuslu vatandaşı, CHP çatısı altına bekliyorum. Bu çatıda herkese  yer   var, bölünmeyelim birleşelim, biz sizin derdinize talibiz, AKP  ise   rantınıza talip. Aramızdaki fark bu” diye konuştu.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında herkesin rahat nefes alacağını, bunun    sözünü verdiğini belirterek, halkın her katmanının desteğini  beklediğini   söyledi. Türkiye’yi düzgün, doğru siyasetle buluşturmak  istediğinin   altını çizen Genel Başkan Kılıçdaroğlu, ”İktidar olmak  için kul hakkı mı   yemek lazım? Bir de kul hakkı yemeyenleri, doğru  birini iktidar yapın.   Eğer iktidarı bunlara teslim ederseniz haliniz  ortada, ezilmeye razıyız   diyorsanız, bir şey demiyorum ama gönlüm razı  değil” dedi.</p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu, halkın iktidarında taşeronlaşmaya da son vereceğiz dedi.</p>
<p>İktidar sözcülerinin sürekli olarak Türkiye’nin dünyanın 20 büyük    ekonomisinden biri olduğunu anlattıklarını söyleyen Genel Başkan    Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>”Eyvallah güzel, ama 1987′de 14. sıradaydık, 2011′de 16. büyük    ekonomiyiz, başkaları ilerledi biz iki sıra geriledik. Aile sigortasında    her yoksul ailede, kadının banka hesabına en az 600 lira yatıracağız    diyoruz. Kaynağı nereden bulacaksınız diyorlar, peki kardeşim sen    demiyor musun dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biriyiz diye. Madem bu    kadar büyük bir ekonomi, sen kalkıp da gariban yoksula makarna kömür    dağıtırsın, onun yoksulluğunu sömürürsün, ama adam gibi parasını  bankaya   yatır, ister makarna alsın ister kömür. Niye bunu yapıyorlar  biliyor   musunuz? Orada da yolsuzluk yapıyorlar onun için. Sadece kömür  işinde   yaptıkları yolsuzluk 1 milyar lirayı aştı, eski parayla 1  katrilyonun   üzerinde.”</p>
<p>Kılıçdaroğlu, hükümetin kullanmadığı doğalgaz için İran’a 1 milyar    600 milyon dolar para ödediğini söyleyerek, ”Millete gelince kaynak  yok…   Türkiye’de her şey var, eksik olan ise temiz siyaset” dedi.</p>
<p>Parti Meclisi (PM) üyesi Aylin Nazlıaka da yaptığı konuşmada, Gence    Artı Projesi kanalıyla gençlerin bireysel donanımlarını artırmayı    hedeflediklerini söyledi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, daha sonra Gence Artı Projesi’nin bugün başlayan eğitim seminerine katkıda bulunanlara da plaket verdi.</p>
<script type="text/javascript">jQuery(document).ready(function($) { window.setTimeout('loadFBShare_22()',1000); });</script><script type="text/javascript"> function loadFBShare_22(){ jQuery(document).ready(function($) { $('.dd-fbshare-22').remove(); $.getScript('http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share'); }); }</script><!-- Social Buttons Voted Counts Generated by Digg Digg plugin v4.5.0.7, 
    Author : Yong Mook Kim
    Website : http://www.mkyong.com/blog/digg-digg-wordpress-plugin/ -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.leventkildir.com/haber/v1/genel-baskan-kilictaroglu-akpnin-kulaklari-cok-buyuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu: “Irak’ta binlerce Müslüman kadına tecavüz edilirken, sen de Büyük Ortadoğu projesinin eşbaşkanı iken Amerikan askerlerine başarılar diledin mi, dilemedin mi?</title>
		<link>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-basbakana-amerikan-askerlerine-basarilar-diledinmi/</link>
		<comments>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-basbakana-amerikan-askerlerine-basarilar-diledinmi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2011 17:42:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.leventkildir.com/haber/v1/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, ”12 Hazirana az kaldı. Korku toplumunu yıkacağız. Herkesin özgürce düşüncelerini dile getirdiği bir Türkiye’yi halkla beraber kuracağız” dedi. Kılıçdaroğlu, Düzce’deki temasları kapsamında Yığılca ilçesini ziyaret etti. Belediye önünde toplanan kalabalığa hitap eden Kılıçdaroğlu, vatandaşlardan CHP iktidarı &#8230; <a href="https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-basbakana-amerikan-askerlerine-basarilar-diledinmi/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='dd_post_share'><div class='dd_buttons'><div class='dd_button'><div class='dd-fbshare-ajax-load dd-fbshare-17'></div><a class='DD_FBSHARE_AJAX_17' name='fb_share' type='box_count' share_url='https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-basbakana-amerikan-askerlerine-basarilar-diledinmi/' href='http://www.facebook.com/sharer.php'></a></div></div><div style='clear:both'></div></div><p><strong>Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, ”12 Hazirana az kaldı. Korku    toplumunu <strong><a href="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/resim1.jpg" rel="lightbox[17]"><img class="alignright size-medium wp-image-18" title="resim" src="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/resim1-300x191.jpg" alt="" width="300" height="191" /></a></strong>yıkacağız. Herkesin özgürce düşüncelerini dile getirdiği  bir   Türkiye’yi halkla beraber kuracağız” dedi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu, Düzce’deki temasları kapsamında Yığılca ilçesini    ziyaret etti. Belediye önünde toplanan kalabalığa hitap eden    Kılıçdaroğlu, vatandaşlardan CHP iktidarı için oy istedi.</p>
<p>”Kişilerin inançları, etnik kimliği başımın üstüne… Ben onların    dertleri için yola çıktım” diyen Kılıçdaroğlu, ”Yeni bir CHP var, halkla    kucaklaşan, halkı bağrına basan bir CHP var, biz halkımıza böyle    bakıyoruz” ifadelerini kullandı.<br />
<span id="more-17"></span></p>
<p>Yola çıkarken halka doğruları söyleyeceği sözünü verdiğini  anımsatan   Kılıçdaroğlu, ”Doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar diye bir  söz var ama   biz 10. köye de gideceğiz. Bu ülkede kime sorarsanız derdi  var,   hayatından kim memnun? Malını götürenler hayatından memnun”  dedi.</p>
<p>Başbakan’ın bugüne kadar hiçbir konuşmasında ”işsizlik sorununu    çözeceğim” demediğini söyleyen Genel Başkan Kılıçdaroğlu, ”Aile    sigortasından bahsettiğimizde kaynağını soruyorlar. Türkiye’nin parası    da var, kaynağı da var. Ele gelince, yandaşa gelince, akrabaya gelince    var, yoksula gelince yok. Bu ülkenin parası var, yeter ki doğru dürüst    kullanılsın” diye konuştu.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, 2B arazilerini kullanan köylülere bu alanların ücretsiz verilmesi gerektiğini de söyledi.</p>
<p>Genel Başkan Kılıçdaroğlu daha sonra, belediye tarafından  yaptırılan   kapalı semt pazarının açılışını yaptı ve Belediye Başkanı  Bünyamin Şahin   ile makamında görüştü.</p>
<p>İlçede esnaf ziyaretlerinde de bulunan Kılıçdaroğlu, Kaymakam Nuri Gezici’yi de makamında ziyaret etti.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, kaymakamlık binası çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.</p>
<p>Bir gazetecinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bugünkü    konuşmasında ”ODA TV’ciler düşüncelerinden dolayı değil, başka bir    eylemden dolayı tutuklandılar” dediğini anımsatarak görüşünü sorması    üzerine Kılıçdaroğlu, ”Sayın savcı böyle bir açıklama yaptığına göre,    bir bildiği vardır. Biz ayrıntıları bilmiyoruz. Ayrıntıları kamuoyuna    açıklasaydı daha iyi olurdu. Belki iddianameyi de herhalde hazırlıyordur    şu anda. Onu bilmiyoruz, açıklasın görürüz” cevabını verdi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, bir başka gazetecinin, dün yaptığı konuşmasında yasa    dışı dinlemelere ilişkin kaygılarını dile getirdiğini hatırlatarak,    ”Daha önce de ‘Adalet Bakanlığına başvurdum’ demiştiniz. Bugün bir    açıklama yapmışlar, ‘biz görevimizi ihmal etmedik, bugüne kadar bu    incelemeler yapıldı’ deniliyor” ifadeleri üzerine, şunları söyledi:</p>
<p>”Adalet Bakanı’na şu soruyu sormak isterim. Benim bir gazeteci    arkadaşla yaptığım telefon konuşması, olayla hiç ilgisi olmamasına    karşın dava dosyası içerisine konuluyor. Yasaya aykırı olarak konuluyor.    Normalde onun imha edilmesi lazım. Ben Adalet Bakanı’na suç  duyurusunda   bulundum. Adalet Bakanı neden gereğini yapmadı? Hangi  gerekçeyle   gereğini yapmadı? Onun için onların yaptığı açıklamaların  hiçbir önemi   yok, gerçek meydanda. Adalet Bakanlığının soruşturma  açması gerekiyor.   Benim yaptığım telefon görüşmesi özel telefon  görüşmesi. Dava   dosyalarına aykırı giriyorsa o savcı hakkında  soruşturma açması gerekir.   Savcıyı koruması değil. Eğer savcıyı  korursa savcı yasa dışı her işlemi   rahatlıkla yapabilir anlamına gelir  ki, bu doğru değil. Bu hukuk   devletine yakışmaz.”</p>
<p><strong>”DİKTAYI KİM UYGULUYOR?”</strong><br />
Kılıçdaroğlu, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin üç generalin terfi    ettirilmesine yönelik kararının hatırlatılması üzerine, yargının  verdiği   kararlara herkesin saygı göstermesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Bir başka gazetecinin Başbakan’ın bugünkü konuşmasında ”Bizi dikta    ile suçlayanlar kendileri dikta yönetiyorlar” dediğini anımsatarak,    görüşünü sorması üzerine de Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:</p>
<p>”Bu sözü Sayın Erdoğan’ın söylemesine doğrusunu söylerseniz  şaşırdım.   Dikta ile ben neyi yönetiyorum? Bütün arkadaşlarım  düşüncelerini   özgürce dile getiriyorlar, ben hiçbir zaman şunu  söylemedim… Bir   Başbakan çıkıyor, ‘Bakanlar Kurulunda konuşan o 6  bakanı bulsam kapının   önüne koyacağım’ diyor. Şimdi diktayı kim  uyguluyor? Ayrıca Sayın   Başbakan 1960′lı yıllara gitmiş, bırakın  1960′lı yılları üzerinden bir   kuşak geçti.</p>
<p>Sokaktaki vatandaş telefonla konuşamıyor. Niye Türkiye bu halde?  Hiç   kendisine dönüp soruyor mu Sayın Başbakan? Korku toplumu yarattı.    İnsanlar korkuyorlar. Bir iş adamı çıkıp cesaretle Sayın Başbakanı    eleştirebiliyor mu? Biz konuşmuyor muyuz toplumun her kesimiyle?    Konuşuyoruz. İş adamı korkuyor, esnaf korkuyor ama 12 Hazirana az kaldı.    Korku toplumunu yıkacağız. Herkesin özgürce düşüncelerini dile    getirdiği bir Türkiye’yi halkla beraber kuracağız.</p>
<p>Tayyip Bey ne kadar baskı uygularsa uygulasın, ne kadar şiddet    uygularsa uygulasın biz demokratik, özgür Türkiye’yi kurmakta    kararlıyız.”</p>
<p>Türkiye’nin darbe dönemlerini aştığını ifade eden Kılıçdaroğlu, ”O    darbe edebiyatıyla da artık milleti kandıramazlar. Ne darbesi? Hangi    darbeden bahsediyorsunuz siz? Hangi çağda yaşıyoruz biz? Türkiye’yi    1960′ların, 1970′lerin Türkiye’si mi sanıyorlar? Türkiye darbe    dönemlerini aşmıştır. Halkı darbeyle kandırmasınlar, halkın derdi başka.    Gitsinler esnafa, çiftçiye sorsunlar bakalım, buradaki fındık    üreticisine sorsunlar bakalım, durumu nedir? Besicilere sorsunlar    bakalım, durumu nedir? Onların derdi, Başbakan’ın derdi ne” diye    konuştu.</p>
<p><strong>“MISIR’DA HALK İKTİDARA MI GELDİ?”</strong></p>
<p>Başbakan’ın kendisinden Irak’a ve Ortadoğu’ya gitmesini istediğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:</p>
<p>”Ben Ortadoğu’ya Sayın Başbakan gitmeden önce de gittim. Sayın    Başbakan öyle anlaşılıyor ki bir şeyden çok alınmış. Irak’ta binlerce    Müslüman kadına tecavüz edilirken sen Amerikan askerlerine başarılar    diledin mi, dilemedin mi? Ben bu soruyu sordum. Niye buna yanıt    vermiyorsun sen? Sen madem ki Ortadoğu halklarını kucaklıyorsun, madem    ki Ortadoğu halkları şöyledir, böyledir, diyorsun.</p>
<p>Ortadoğu halklarının demokrasi ve özgürlük bağlamında yanındayız.    Mısır’da devrim oldu deniliyor. Mısır’da ne oldu? Halk iktidara mı    geldi? Gelen kim? Mısır ordusu. Sen ordunun iktidara el koymasına devrim    mi diyorsun? Sayın Başbakan’ın özlemine bakın. Biz halkın yanındayız,    Ortadoğu halklarının da yanındayız. Özgürlüğü, bağımsızlığı,  demokrasiyi   savunuyoruz. Ortadoğu’da da savunuyoruz, Uzakdoğu’da da  savunuyoruz.   Türkiye’nin, dünyanın her yerinde savunuyoruz. Bizim  felsefemiz bu. Siz   kalkacaksınız o ayıplarınızı örtmek için başka  şeyler söyleyeceksiniz.   Sorum çok net ve açık; Irak’ta binlerce  Müslüman kadına tecavüz   edilirken, sen de Büyük Ortadoğu Projesi’nin  eşbaşkanı iken Amerikan   askerlerine başarılar diledin mi, dilemedin  mi? Bu kadar basit.   Fransızca sormuyorum, İngilizce sormuyorum,  Almanca sormuyorum. Onun   anlayacağı dilden, yurttaşımın anlayacağı  dilden soru soruyorum. Bana   bunun yanıtını versin.”</p>
<script type="text/javascript">jQuery(document).ready(function($) { window.setTimeout('loadFBShare_17()',1000); });</script><script type="text/javascript"> function loadFBShare_17(){ jQuery(document).ready(function($) { $('.dd-fbshare-17').remove(); $.getScript('http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share'); }); }</script><!-- Social Buttons Voted Counts Generated by Digg Digg plugin v4.5.0.7, 
    Author : Yong Mook Kim
    Website : http://www.mkyong.com/blog/digg-digg-wordpress-plugin/ -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.leventkildir.com/haber/v1/kilicdaroglu-basbakana-amerikan-askerlerine-basarilar-diledinmi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genel Başkan Kılıçdaroğlu: “Korkmayacağız, birlik olacağız, geçmişte hangi partiye oy vermiş olursa olsun, bütün vatanseverleri görev başına çağırıyoruz.”</title>
		<link>https://www.leventkildir.com/haber/v1/genel-baskan-kilictaroglu-korkmayacagiz-birlik-olacagiz/</link>
		<comments>https://www.leventkildir.com/haber/v1/genel-baskan-kilictaroglu-korkmayacagiz-birlik-olacagiz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2011 17:32:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.leventkildir.com/haber/v1/?p=10</guid>
		<description><![CDATA[Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, haftalık olağan TBMM grup toplantısında gündemdeki önemli gelişmeleri değerlendirdi. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle: Adana’da geçen hafta cumartesi işsizlik kader değil diye bir miting düzenledik. Hangi anketi kim yaparsa yapsın, yurttaşa soruyorlar, ortak yanıt işsizlik. Neden &#8230; <a href="https://www.leventkildir.com/haber/v1/genel-baskan-kilictaroglu-korkmayacagiz-birlik-olacagiz/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='dd_post_share'><div class='dd_buttons'><div class='dd_button'><div class='dd-fbshare-ajax-load dd-fbshare-10'></div><a class='DD_FBSHARE_AJAX_10' name='fb_share' type='box_count' share_url='https://www.leventkildir.com/haber/v1/genel-baskan-kilictaroglu-korkmayacagiz-birlik-olacagiz/' href='http://www.facebook.com/sharer.php'></a></div></div><div style='clear:both'></div></div><p><a href="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/resim.jpg" rel="lightbox[10]"><img class="alignleft size-medium wp-image-11" title="resim" src="http://www.leventkildir.com/haber/v1/wp-content/uploads/2011/03/resim-300x191.jpg" alt="" width="300" height="191" /></a><strong>Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, haftalık olağan TBMM grup toplantısında gündemdeki önemli gelişmeleri değerlendirdi.<strong> </strong></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:</strong></p>
<p>Adana’da geçen hafta cumartesi işsizlik kader değil diye  bir miting   düzenledik. Hangi anketi kim yaparsa yapsın, yurttaşa  soruyorlar, ortak   yanıt işsizlik. Neden Adana’yı tercih ettik, çünkü  işsizlik en çok   orada. Her 3 gençten 1′i işsiz. Onlarca fabrikanın  kapısına anahtar   takılmış. Miting alanında bile pek çok kişi kağıt  tutuşturuyor   çocuklarıma iş bul diye.</p>
<p><strong><strong><span id="more-10"></span></strong></strong> Türkiye’nin gündemi bu,  vatandaşın gündemi bu.   Bu gündeme ilişkin olarak iktidar 3 maymunu  oynuyor, görmüyorum,   duymuyorum, konuşmuyorum.<strong><strong> </strong></strong></p>
<p>Hangi aklı evvel çıkıp da AKP ülkeyi çok iyi yönetiyor,  ekonomiyi iyi   götürüyor diyor. İşsizliğin sel gibi aktığı bir ekonomi  olur mu?   Beyefendiler ekonomiyi çok iyi götürüyorlar.</p>
<p><strong>“HALK İŞSİZLİKTEN BUNALMIŞ DURUMDA”</strong></p>
<p>Eğer siz en verimli toprakların olduğu bir kentte,  işsizliği bir   numaralı sorun haline getirmişseniz siz Adana’ya hangi  yüzle   gideceksiniz. Git Adana’da bir tesis aç bakalım.</p>
<p>Adanalılara şunu sordum. Ekonominin ülkenin yönetiminde AKP  ile CHP   arasında ne fark var. Merakla beklediler. Dedim ki AKP bu  ülkenin   rantına biz sizin dertlerinize sorunlarınıza talip oluyoruz.</p>
<p>Halk işsizlik sorunundan bunalmış durumda. Eğer vatandaşın  derdiyse   biz de dertlere talipsek onların sorunlarına sahip çıkacağız.  Tarlaları   da artık ekilmiyor Adana’nın. Narenciye üreticisi perişan.  Mersin’e   Hatay’a İzmir’e de soruyorum. Siz hiç başbakanın ağzından  size şu   çözümleri getiriyorum dedi mi. Onun derdi kendi  imparatorluğumu nasıl   kurarım. Siz hiç sayın başbakanın biz işsizliği  şöyle çözeceğiz dediğini   duydunuz mu? Hayır dediler. Her işveren bir  işsizi işe alırsa sorun   çözülür. Peki kimse bunu ciddiye aldı mı? Daha  ekonominin e’sini   bilmiyorsun, kalkıyorsun bu ülkenin yönetimine  talip oluyorsun. 8 yılda   12 milyon 715 bin yoksul yarattık diye  övünsünler. Niye bu insanları   perişan ettiniz.</p>
<p><strong>“YÜRÜTMENİN EMRİNDE YARGI VAR”</strong></p>
<p>Adana’da iki üç üniversite daha gerekli. Araştırma  geliştirme daha   fazla olmalı. Fabrikaların bacaları tütmeli.  Avrupa’nın genişlemeden   sorumlu üyesi Sayın Stefan Füle ile geçen  hafta birlikteydik.   Kendilerine anayasa değişiklikleri sırasında  yapılan değişikliklerin   Türkiye’yi AB’ye yakınlaştıracağını söyleyip  destek sözü vermişlerdi.   Dedim ki sizin desteğinizle o anayasa geçti,  Yargıtay Danıştay yasaları   da geçiyor. Artık yürütmenin emrinde yargı  var. herhalde AB’ye   yaklaştık. Bize uzlaşma sözü vermişlerdi dedi.  Güldüm. Evet sözleri var   size, zamanında bize de vardı. Cumhurbaşkanı  seçerken uzlaşarak   seçeceğiz, geldiler mi gelmediler. siz eğer size  söz verildiyse, sorun   bakalım bu sözlerinde niye durmuyorlar.  Avrupa’nın etik değerleri   önemlidir. Yalan söyleyeni affetmezler.</p>
<p>Siz Türkiye’yi reddetmek istemiyorsunuz. Bir gün dönüp  bakacaksınız   Bu Türkiye AB’ye giremez diyeceksiniz. Türkiye’de  insanlar   telefonlarıyla rahat konuşamıyorlarsa sorumlularından biri de  AB’dir,   buradan açıkça söylüyorum.</p>
<p>Madem ki size yaklaştırıyor bizi, herhangi bir AB ülkesinde  bu   değişiklikleri kendi parlamentolarında gündeme getirsinler. Tasarı    olarak getirsinler, ben çıkıp evet diyeceğim. Bu değişikliği tasarı    olarak hiçbir AB üyesi kendi parlamentosuna getiremez.</p>
<p><strong>“ZULÜM DEĞİL Mİ BU”</strong></p>
<p>Sayın Füle’ye size söz verdiler ama ben söyleyeyim.  Yargıtay ve   Danıştay dinlenmedi, görüşlerini almadılar. STÖ’lerin de  görüşlerini   almadılar. Kim bilir her şeyi, Sayın Recep Tayyip Erdoğan  her şeyi   bilir. Mecliste bizim milletvekillerin konuşma süresini    sınırlandırdılar. Bir önerge hakkı verdiler, ikincisini veremezsiniz    dediler. Zulüm değil mi bu, böyle bir anlayış olabilir mi? Onun için    söyledim. Türkiye’nin geldiği bu noktadan sorumlu olanlardan biri de    AB’dir. AB yetkilileridir.</p>
<p><strong>“NOTER BİLE İMZALAMADAN ÖNCE BAKAR”</strong><br />
Davranışını bu kadar da olmaz dediğimiz kişi Sayın  Cumhurbaşkanı. Tasarı   geldi, imzaladı. Noter bile önüne gelene bakar  hata var mı yok mu diye.   İnsaf diye bir şey var. Danışmanları iyi  rapor vermiş. Cumhurbaşkanı   uzlaşma kültürünün gelişmesine katkıda  bulunacak. Tarafları dinleyecek,   çağırıp Başbakana niçin bu acele, şu  Yargıtay’ı Danıştay’ı dinleseydiniz   demesi gerekmez miydi?</p>
<p><strong>“DİYET BORCUNU ÖDÜYOR”</strong></p>
<p>Gerçi herkes imzalayacağını biliyordu. Diyet borcunu ödeyenlerin zaten yapacağı başka bir şey yoktur.</p>
<p>Demokrasiyi demokrasi yapan kurumlarıdır. Örnek vereceğim.  Eğer seçim   demokrasiyi demokrasi yapsaydı, en ileri seçim demokrasisi  demokrasi   olsaydı, Mısır olurdu. Mübarek yüzde 87 ile gelmişti.  Hitler’in ülkesi   olurdu. Yasama yargı yürütme ve medya görevini  yapıyor demektir. Bizde   görevini yapan yürütme var, yasama yürütmenin  emrinde.</p>
<p>Başkan usulen başkan. Ne demek bu? İşini yap yoksa seni  oradan alırım   demektir. Açıkça tehdittir. Bu tehdidi meclis başkanları  yuttular.   Konuşurlarsa oradan olacaklar. Yargı neydi tarafsızdı.  Artık yargı   bağımlı ve taraflıydı. Hakim benim istemediğim karar mı  verecek.   Değiştirin bunu. Bu mudur demokrasi. Ve medya, konuşamayan  yazamayan   medya. Hangi demokrasiden bahsediyoruz. İntihar eden  vatandaşı 8 sütün   olarak haber yapan medya. Baskılara direnemeyen,  korkmadan ayağa   kalkamayan medya. Alman rahibin dediği gibi: “Sırayla  götürdüler, sesimi   çıkaramadım. Sıra bana geldiğinde, sesini çıkaracak  adam yoktu.”</p>
<p>Korkmayacağız, birlik olacağız, geçmişte hangi partiye oy vermiş olursa olsun, bütün vatanseverleri görev başına çağırıyoruz.</p>
<p><strong>“ÖZGÜRLÜK EN ÇOK TELAFFUZ EDECEĞİMİZ LAF OLACAK”</strong></p>
<p>Haber yazanı işinden at diyorsun, atıyorlar. Adam  trompetçi, bir   konsere gidecek. Adamı içeri alıyorlar, neymiş  başbakanı protesto   edecekmiş. Eskişehir’de geziyorlarmış kaldırımda,  protesto edecekler   diye toplayıp içeri alıyorlar. Bunun adı ileri  demokrasi oluyor. Daha   benzer pek çok olay var. Hepimiz biliyoruz,  bilmemiz yetmiyor,   bilmeyenlere anlatmamız lazım. Her bireyin özgürlük  hakkı olduğunu   söylememiz lazım. Özgürlük önümüzdeki aylarda en çok  telaffuz edeceğimiz   laf olacak. Her türlü baskıyı kurarak. Baskıyı  yargı aracılığıyla   uygulayacaklar.</p>
<p>Hukuk herkes içindir. Hukukun makamı olmaz. Hukuk insan  içindir.   Başbakanın kafasında böyle bir algı yok. Ona göre Başbakan  tartışılamaz,   hakkında dava bile açılamaz, başbakan eleştirilemez.  Öyle alışmış, öyle   alıştırılmış. Böyle olunca ne oluyor. 8 Ocak 2008  Sayın başbakan AKP   grubunda toplantı yapıyor. Şahsımla alakalı dava  açıldı diyor,   düşünebiliyor musunuz diyor.</p>
<p>İnsan hakları nerede sen nerede. Sen saygılı olsaydın,  yasadışı   telefon dinlemelerinden medet umup bunlar yasadışıdır bunları    kullanmazdın. Başkaları senin konuşmalarını yayınlayınca onları  doğruca   Silivri’ye gönderiyorsun.</p>
<p>İnsanlar darbe planları yapıyorlarmış. Hangi anlayışla bir  darbe.   Kimse suçluyu korumuyor. Ama sen aynı olay dolayısıyla yan yana  bile   gelmemiş insanları aynı potaya koyup nasıl baskı uygularız  düşünüyorsun.</p>
<p>Senin vekilin bu dosyayı inceliyor. Sen ne yaptın. Senin  bakanın   Erzurum’a, Erzincan’a telefon edip tutukladıklarınızı serbest  bırakın   diye. Onların her şeye hakları var. Biz eleştirdik mi yargıya  müdahale   edilir mi diyorlar. Sen bir sürü hukuksuz iş yapacaksın.  Altına imzanı   atacaksın ve bunun adına ileri demokrasi diyeceksin.</p>
<p><strong>“SEHVEN YÜKLEME KİME YAPILACAKTI?”</strong></p>
<p>Birdenbire 100 kadar kişiyi tutuklama kararı verdiniz.  Tutuklanacak   kişinin avukatına söz verilmiyor. Ben re’sen tutukladım  diyor. Böyle bir   anlayış olabilir mi? ve adam yurtdışında hakkında  karar var, gelip   buyurun ben geldim diyor. Eğer delilleri karartacak,  yok edeceklerse   hayır. Peki yarın bunlar beraat etti, belgelerin büyük  kısmının sahte   olduğunu hepimiz biliyoruz. Teğmen kardeşimiz vardı  ya, efendim biz   başka gerekçeyle, sehven yaptık diyoruz bu işi. Asıl  kimin için   yapacaklardı? Sorulması gereken soru bu. Demek ki başka  birine   niyetlendiniz, oraya düştü. Ne kadar zamana yayarlarsa  yaysınlar biz   takipçisi olacağız.</p>
<p>ODATV BASKINI</p>
<p>Dün ilginç bir gelişme oldu. OdaTV denen internet ve  başında Soner   Yalçın ve arkadaşları var. Pazarları ben de Soner  Yalçın’ın tarihi   güncelleştiren yazılarını büyük dikkatle okurum.  Çalışır üretir besleme   değil. İnternet sitesi de öyle. Gazeteler bazen  oradan alıntı yapıyor.   Siteye 3 video koydu. Zir vadisinde bulunan  malzemelerle ilgili.</p>
<p>Ertesi gün Ergenekon çetesine üye olmaktan gözaltına  alındılar. “Biz   yeni bir TV kuracaktık, onu kurdurtmamak için bunu  yaptılar” diyor. Biz   satılmadık sonuna kadar direneceğiz diyor.</p>
<p><strong>“3 YILDIR NEREDE BU ÖRGÜT?”</strong></p>
<p>Hortumcu ya da yandaş olsaydı sırtı sıvazlanırdı. Siz baskı  kurarak   onu susturacağınızı sanıyorsanız yanıldınız. Bizim de her  türlü   desteğimiz onun arkasında olacak. Efendim Ergenekon terör  örgütüne üye   olmak. 3 yıldır, nerede bu örgüt. Gideceğim üye olacağım.  Bunlar için   hukuk diye bir olay yok. İstediğimi tutuklar, istediğim  yargıca   düşürürüm. Gerekirse yargıcı değiştiririm. istediğimi  gözaltına   aldırırım. Bizim kaygımız bundan. Hukuk bağımsız ve tarafsız  olmalı.   Sayın Cumhurbaşkanı çok duyarlı, öyle söylüyor. İçeridekiler    salıverilmesin, o yüzden derhal imzaladım.</p>
<p>Sayın Başbakan’a sesleniyorum, yargını medyanı kurdun.  Yasama organı   zaten elinde, iş dünyasını kendine uydurdun. bizim  dokunulmazlığımızı   kaldır.</p>
<p>Demokrasinin bu kadar kirlendiği bir ortamda hiçbir CHP  milletvekili   dokunulmazlık zırhına bürünmek istemiyor. Senin  savcıların yargıçların   bize uydurma suç üretebilir, tutuklayabilirler.  Senin dokunulmazlığın   kalsın. Biz bu ülkeye demokrasi ve özgürlüğü  getirmek için her türlü   bedeli ödemeye hazırız.</p>
<p>Gazeteleri, televizyoncuları susturacaksın. Köşe yazarları kendilerine otosansür uygulayacak. Biz bunları sindiremiyoruz.</p>
<p>Başbakan gitmiş, bizim siyasetimizde korku, korkutmak yok  demiş. Yani   arkadaşlar bir olay bu kadar çarpıtılır. Bunlar ne diyorsa  bunun tersi   oluyor. Adı ne ileri demokrasi. Kimsenin konuşmadığı,  baroların   konuşturulmadığı yere ileri demokrasi diyoruz. Parmak  hesabıyla   muhalefetin 5 dakikadan fazla konuşamasın istediğin yere  ileri demokrasi   diyorlar.</p>
<p>Diyorlar ki biz pislikleri temizliyoruz. O dönemde bakanlık  yapanlar   şu an senin kabinende bakan değil mi? Temizlemediğin gibi  yeni pislikler   ekliyorsun. Özgürlük ayıbını getiriyorsun. Adalet  Komisyonu başkanı   diyor ki davasına baktım ama para almadım. Demek ki  gönül birliği var.   Para almadı ama bir şey aldı. Tabanca aldı mı  almadı. bir darbeci ne   verir, tabanca verir. Peki ne aldığı  karşılığında merak ediyorum.</p>
<p>Elbistan’da işçi arkadaşlarımız hayatını kaybetti. Enerji  bakanına   demişler, göçükte kalan yakınını istemişler. O  yurttaşlarımızın   cesetleri demek ki yıllarca o toprağın altında  kalacak.</p>
<p><strong>“MÜSLÜMAN KADINLARA TECAVÜZ EDİLİRKEN NEREDEYDİN”</strong></p>
<p>Sayın Başbakan konuşurken Tunus, Filistin, Mısır’ın derdi  bizim   derdimiz diyor. Ne güzel! Yapılan tecavüzler varken niye çıkıp    dertlenmedin. Niye dertlenmedin ABD’li askerler müslüman kadınlara    tecavüz ederken, çıkıp Amerikalı askerlere başarılar diledin. İnsanlar    çocuklar öldürüldü orada. Şimdi kalmış yüksek perdeden atıyorsun.    Sanıyor ki biz bunları görmeyeceğiz. Seni, gölgenden daha yakın takip    ediyoruz biz, hiç merak etme sen.</p>
<p>Bu ülkenin imkanlarını bilen insanlarız. Başbakan bilmez.  Kaynak niye   biziz. Hortumları biz keseceğiz, sen hortumları  yandaşlarına bağladın.   Sen hortumları kesemezsin, hortumdan  besleniyorsun sen. Onun için her   yerde her ortamda izleyeceğiz. Sözüm  var, bunların maskesini   indiriyorum.</p>
<p>Dün güzel bir şey daha oldu. Sevgililer günüydü. Bütün  sevgililerin   gününü kutluyorum. Ve dün Hz Muhammed’in doğum günüydü. O  da bizim   sevgilimiz, insanlığa bir güneş gibi doğdu. O güneş bizi  ısıtmaya devam   edecek. O’nu da yad ediyoruz.</p>
<script type="text/javascript">jQuery(document).ready(function($) { window.setTimeout('loadFBShare_10()',1000); });</script><script type="text/javascript"> function loadFBShare_10(){ jQuery(document).ready(function($) { $('.dd-fbshare-10').remove(); $.getScript('http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share'); }); }</script><!-- Social Buttons Voted Counts Generated by Digg Digg plugin v4.5.0.7, 
    Author : Yong Mook Kim
    Website : http://www.mkyong.com/blog/digg-digg-wordpress-plugin/ -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.leventkildir.com/haber/v1/genel-baskan-kilictaroglu-korkmayacagiz-birlik-olacagiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
