Kılıçdaroğlu: “Bizi eleştirme cesareti gösterdiklerinin onda biri kadar niye iktidarı eleştirmiyorlar? Çekiniyorlar, korkuyorlar. Bunları bileceğiz”

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de basın özgürlüğünün olmadığını öne sürerek, ”Basın özgür olduğu sürece muhalefeti de iktidarı da eleştirecektir. Buna saygı duyacağız. Ama muhalefete her türlü eleştiriyi yapabilirsiniz, iktidar eleştirilemez. Bunun adına ileri demokrasi denilirse bu doğru değil” dedi.

CHP’nin ”Gence Artı” Projesi, Genel Merkezde düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu, toplantıda yaptığı konuşmada, dün CHP’nin ”Aile Sigortası” projesini tanıttıklarını bugün ise ”Gence Artı” projesi için toplandıklarını söyledi.

Aile Sigortası’nın, yoksulluğu yönetmek değil, yoksulluğu bitirmek olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, bunun ancak CHP’ye yakışan bir çalışma olduğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu, Aile Sigortası’nı Anadolu’nun her yerinde anlatacaklarını belirterek, ”Hep denirdi ki ‘CHP yoksul kesimlerden oy almıyor, CHP’nin yoksul kesimlere yönelik projesi yoktu’. Belki büyük bir olasılıkla onların da CHP’den beklentisi yoktu. Ama şimdi bizim o kesimlerden beklentimiz, onların da bizden beklentileri oluştu” dedi.

”SAĞ ELİN VERDİĞİNİ SOL EL GÖRMEYECEK”
Aile Sigortası kapsamında yoksul ailelerde kadınların banka hesabına 600 ile 1200 TL arasında yardım yapılacağını anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

”Biz ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Hesabımızı kitabımızı çok iyi biliyoruz. Bürokrasiyi ortadan kaldırıyoruz, yolsuzlukları ortadan kaldırıyoruz, minnet duygusunu ortadan kaldırıyoruz, yoksul insanların onurunu korumak, onları sosyal devletin koruması altına almak CHP’nin boynunun borcudur. Bu projemizi hayata geçireceğiz, burada sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. İlkemiz bu, hedefimiz bu. Yoksul kadın da alışveriş merkezine gidecek, istediği ürünü satın alabilecek. Birilerinin dayattığı makarnayı, bulguru yemeyecek. İster makarna, ister bulgur, ister çocuğunun arzu ettiği ürünü alacak. Onu özgür birey kılacağız, kadını evde güçlü kılacağız. Onun için bütün yoksul kadınlara sesleniyorum: Size seçme seçilme hakkını getiren CHP’dir, unutmayın. Yoksulluğun kader olmadığını size söyleyen de CHP’dir unutmayın. Sizin banka hesabınıza en az 600 lira yatırıp sizi bu toplumda onurlu bir birey, onurlu bir kişi haline getirecek olan da CHP’dir, bunu da unutmayın. Kemal kardeşiniz size sonuna kadar destek verecektir. Sizin çocuklarınızın, ailenizin koruyucusu olacağım. Bütün hortumları keseceğim, sizi onurlu bir birey yapacağım. Bu ülkenin kaynakları var, parası var. Projeyi açıkladık panik içindeler. ‘Acaba bunu nereden kesebiliriz?’. Destek verin, güç verin göreceksiniz bu proje adam gibi uygulanacaktır. Ben kararlıyım bu ülkede bir çocuk yatağa aç girmeyecek diyorum. Hiçbir çocuk annesinin kucağında açlıktan ölmeyecek. Bunu tarihe gömeceğiz.”

Türkiye’de lise ve üniversite mezunu çok sayıda işsiz genç bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, onların iş bulmasına yardımcı olmak için ”Gence Artı” projesini hazırladıklarını söyledi.

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ”İstihdam yaratmaya yönelik projeniz olacak mı?” sorusuna ”Ekonomi raporumuz olacak. Onun bir bölümü doğal olarak istihdam olacak” karşılığını verdi.

CHP lideri, ”Aile Sigortası’nda yoksulun tanımına” ilişkin soru üzerine de projeyle yoksul envanteri çıkaracaklarını şu an için yardım yapan 14 kuruluşu da bir çatı altında birleştireceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, bu kuruluşların 4 milyar lira bütçesi olduğunu hatırlatarak, kendilerinin bunun üzerine 7 milyar lira daha ekleyeceklerini anlattı.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin, ”basın özgürlüğüne” ilişkin sözlerinin tartışma konusu olduğunu ifade edilerek, değerlendirmesinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, ”Biz o tür tartışmalara girmek istemiyoruz. Birilerinin eline güç vermek için bir tartışma olmasını da istemiyoruz” dedi. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

”İstediğimiz ve bildiğimiz şu: Türkiye’de basın özgürlüğü yok. Basının özgür olması lazım, sansür uygulanmaması lazım. Özgür basın, demokrasinin vazgeçilmez unsurudur. Basın özgür olduğu sürece muhalefeti de iktidarı da eleştirecektir. Buna saygı duyacağız. Ama muhalefete her türlü eleştiriyi yapabilirsiniz, iktidar eleştirilemez. Bunun adına ileri demokrasi denilirse bu doğru değil. AKP’yi AKP yapan kim? Arkasındaki güçler kim? Başbakan olmadan önce hatta parti lideri olmadan önce Amerika’ya gidip ‘bana destek verin’ diyen kim? Herhalde halkımız bunları unutmadı.”

”MİZAH DERGİLERİ YANIT VERİR”
Kemal Kılıçdaroğlu, konuyla ilgili İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın da bir açıklaması olduğunun, Atalay’ın ‘Türkiye’de ABD’den daha fazla basın özgürlüğü var’ dediğinin ifade edilmesi üzerine de ”Her halde mizah dergileri Sayın Beşir Atalay’a gerekli yanıtı verirler” dedi.

Kılıçdaroğlu, Oda TV’de yapılan aramalar ve Soner Yalçın’ın gözaltına alınmasıyla ilgili gelişmeleri hatırlatan gazetecinin, ”Sizin Soner Bey’le yaptığınız görüşmeleriniz de -ki siz ana muhalefet liderisiniz dokunulmazlığınız var- onlar da yasa dışı bir şekilde polis ve savcılık dosyasına eklenmiş görünüyor. Bunu nasıl değerlendireceksiniz?” sorusu üzerine şunları söyledi:

”Onu da merak ediyorum, Sayın Hasan Cemal ne yazacak acaba? Bir liderin telefonları dinleniyorsa, ev telefonları dinleniyorsa, sokaktaki yurttaş cep telefonuyla konuşmaktan korkuyorsa iş adamları dertlerini anlatmaktan korkuyorsa, gazetelerin ekonomi sayfalarını açtığınızda ekonomideki başarı öyküleri anlatılıyorsa, işsizlik bu kadar almış başını gitmiş, cari açık bu kadar artmış, bunlar görmemezlikten geliniyorsa bunu gazeteciler mi yazmıyor yoksa birileri rahatsız olmasın diye özellikle mi yazılmıyor? Niye bunu düşünmüyoruz, niye bunları görmüyoruz? Eğer bunları görmeyen duymayan bir tablo varsa bunun sorgulanması lazım. Daha önce de benim telefonların dinlendi. Dosyalarda var. Bir gazeteci bana soru sormuş, ben de yanıt vermişim. Davayla ilgilisi yok, niye konuyor oraya? Acaba bu hukuk dışılığı, AKP’yi savunanlar ‘bu kadar da olmaz’ diye yazma sevgisini göstermiyorlar mı? Böyle bir şey olabilir mi? Sayın Seyfi Oktay ile telefonla görüşmüşüm. Görüştüm tabii. Herkesle görüşürüm. Bana dosya verecekti, yapılan yargı reformuyla ilgili dosya verecekti. Geldi dosya, masamın üzerinde duruyor. Ben çok kişiyle görüşürüm. CHP’li olmayanlarla da görüşürüm. Gazeteciler ararlar her gün görüşürüm. Bunların banda alınması, alınmaması bunlar demokrasi mi? Acaba birileri kalkıp bunu eleştirme cesaretini niye göstermiyor medyada? Bizi eleştirme cesaretini gösterdiklerinin onda biri kadar niye iktidarı eleştirmiyorlar? Çekiniyorlar, korkuyorlar. Bunları bileceğiz.”

Kılıçdaroğlu, yasa dışı dinlemelerle ilgili suç duyurusunda bulunup bulunmayacağına ilişkin soruya ise ”Nereye suç duyurusunda bulunacaksınız? Hangi savcıya. Başsavcı zaten oturuyor koltuğunda. Davaların savcısı oturuyor koltuğunda. Daha önce yaptığımız şikayetler vardı? Ne oldu? Adalet Bakanlığına ‘bu hukuksuzdur’ diye yaptığımız başvurular vardı. Adalet Bakanı görmezden geldi” yanıtını verdi.

”ALİ BABACAN HESAP BİLİYOR MU?”
Kemal Kılıçdaroğlu, kendisinin Aile Sigortası’yla ilgili açıklamalarının ardından Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın ”hesabın yanlış yapıldığı” yönünde eleştirisi olduğunun hatırlatılması üzerine şöyle konuştu:

”Sayın Ali Babacan hesap biliyor mu? Gerçekten kuşkularım var. Hesap bilen adama sormak lazım, bu cari açık, bu işsizlik nedir diye? Hesap bilen adama sormak lazım, devri iktidarınızda yoksul sayısı 1 yılda 818 bin kişi arttı. Hesap bilene sormak lazım, yüzde 4 kalkınma hızıyla bu işsizlik nasıl çözülür? Hesap bilene sormak lazım, 12 milyon 715 bin yoksulu yönetmeye kalkıyorsunuz. Yoksulluğu sonlandırma değil” diye konuştu.

-HALK TV HAKKINDAKİ İDDİALAR-
Bir gazetecinin ”Halk TV’nin Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan Soner Yalçın’a devredileceğine ilişkin açıklamalar vardı. Böyle bir proje var mı hala? Yine basından şikayet ediyorsunuz. Acaba size bağlı olan Halk TV’nin böyle bir durumda olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, Halk TV ile bir bağlantıları olmadığını, hizmet satın alarak bedelini ödediklerinisöyledi. Kılıçdaroğlu, Halk TV’yi devralmak isteyen çok kişinin kendilerine geldiğini, ancak onlara Halk TV yönetimiyle görüşmelerini söylediklerini anlattı.

Kılıçdaroğlu, ”Balyoz Planı” davası kapsamında tutuklanan askerlerin eşlerinin Anıtkabir’i ziyaret edecekleri hatırlatılarak, CHP’nin tavrının sorulması üzerine herkesin hukuk ve demokrasi sınırları içinde istediği eylemi yapabileceğini söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, bir başka gazetecinin ”Tutuklanan 8. Kolordu Komutanı’nın gazetelere yansıyan haberlere göre Başbakan’ın izniyle annesinin cenaze törenine katıldı. Daha önce Sayın Mehmet Haberal benzeri bir durumda gidememişti. Böyle bir konuda Başbakan’ın devreye girmesi normal mi sizce?” sorusunu yanıtlarken de ”Başbakan davanın savcısı zaten. Savcı devreye girmeyip kim girecek? Savcı da girer” yanıtını verdi.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>